Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/4538 E. 2016/5303 K. 06.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4538
KARAR NO : 2016/5303
KARAR TARİHİ : 06.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı …’ nın, davalı şirkete ait trafonun yanına düşen topunu, trafonun etrafında bulunan tel örgünün açıklık bulunan yerinden topu almaya çalışırken elektrik çarpması sonucu ağır yaralandığını, uzun süre yoğun bakımda kaldığını, vücudunun tamamının yandığını, yerleşim yeri içerisinde bulunan trafonun koruma altına alınmamış olmasından dolayı söz konusu olayda tamamen davalı kurumun kusurlu olduğunu, ayrıca söz konusu trafonun genel tehlike arz eden yerlerden olması nedeniyle davalı kurumun kusursuz sorumluluğunun bulunduğunu, davacı …’ nin tedavisinin halen devam ettiğini, tedavi için davacı anne babanın tedavi, ulaşım, konaklama gideri ile davacı babain kazanç kaybı oluştuğunu, davacı …’nün kaza sebebiyle okuldan uzak kaldığı, manevi acı, sakat kalma ihtimali karşısında psikolojisinin bozulduğunu belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla davacı baba … ve davacı anne … için 1.000’erTL, davacı… için 1.000TL olmak üzere şimdilik 3.000TL maddi tazminatı ve davacılar … ve … için 4.000′ er TL, davacı… için 15.000TL olmak üzere toplam 23.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; olay tarihinde 12 yaşında olan davacı …’nın tel örgüleri tırmanarak enerjili bölgeye girdiği, içeri uçarak giren hindinin 15.8 KV parafodur platformuna çıktığından hindiyi almak için çocuğun da platformun üzerine çıktığı ve bunun akabinde de çocuğun 15.8 KV parafudur sehpaların yanında yüksek gerilime
kapılarak yaralandığını, müvekkili kuruma ait trafonun 1970 yılında yapıldığını, etrafının tel örgülerle çevrilmiş olduğunu, kapısında kilidi olan bir merkez olduğunu, tel örgüler üzerine ölüm tehlikesi levhalarının konulduğunu, kazanın meydana geldiği merkezde müvekkili kurumun kazaya sebep olabilecek herhangi bir ihmal veya kusurunun bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile; davacı …’nın maddi tazminat talebinin reddine, davacı … için 1.160 TL maddi tazminat , davacı … için 183.434,29 TL sürekli iş göremezlik zararı, 164.052,00 TL bakıcı giderine; manevi tazminat yönünden ise … için 10.000 TL, … ve … için 3.000’er TL’ nin olay tarihi olan 31/08/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Somut olayda; davacı …’ nin olay tarihi olan 31.08.2007 tarihinde 12 yaşında olduğu, davalıya ait trafoda elektrik çarpması nedeniyle, davacı …’ nin % 60, davalı dağıtım şirketinin ise % 40 oranında kusuru bulunduğu bilirkişi raporlarıyla tespit edilmiştir. Mahkemece, davacı …’ nin yaralanmasına ilişkin…. Ana Bilim Dalı Başkanlığı’ ndan alınan 14.03.2014 tarihli raporda, 03.08.2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği’nden faydalanılarak tedaviyle çalışma olanağı vermeyen nevrotik bozukluk nedeniyle diğer arızaların(yanık skarları ve sol el baş parmaktaki hareket kısıtlılığı) hesaplamaya dahil edilmesine gerek görülmeyerek davacı …’ nin meslekte kazanma gücündeki azalma oranı %100 olarak hesaplandığı, bu rapora istinaden davacı … için sürekli iş göremezlik zararı ile bakıcı giderlerinin hesaplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yapılacak iş; davacı …’ nin maluliyet oranının olay tarihinde yürürlükte olan Sağlık İşlemleri Tüzüğü’ nden yararlanarak… Kurumu’ndan rapor alınması, alınacak bu raporda davacının başkalarının bakımına ihtiyacı olup olmadığının da belirlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.