YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2317
KARAR NO : 2016/9865
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ : Tortum Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/06/2015
NUMARASI : 2014/428-2015/339
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davacı idare ile davalı Ö.. S.. vd. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ile davalı Ö.. S.. vd. vekillerince temyiz edilmiştir.
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 14/3. maddesi uyarınca kamulaştırma davalarında paydaşlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı yoktur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 5219 sayılı Kanunla değişik H.U.M.K’nun 427.maddesi uyarınca, 2.080,00 TL’den az olan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin hükümler kesindir.
Bu nedenle davacı idare vekilinin temyiz dilekçesi yerinde değildir.
Davalı Ö.. S.. vd. vekilinin temyiz istemine gelince;
Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Tespit edilen bedelin hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekirken, sadece bedelin tespit edilmesi,
2-Davanın niteliği gereği kendisini vekille temsil ettiren taraflar lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru değilse de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının;
a)3 nolu bendine (TESPİTİNE,) kelimesinden sonra gelmek üzere, (bu bedelin hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine,) cümlesinin eklenmesine,
b)Vekalet ücretine ilişkin hüküm fıkrasının 6 ve 7 nolu bentlerindeki (256,00) rakamının çıkartılmasına, yerine (1.500,00) rakamının yazılmasına,
Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmamasına, davalı Ö.. S.. vd.’den peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 12/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.