Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/1217 E. 2016/5144 K. 04.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1217
KARAR NO : 2016/5144
KARAR TARİHİ : 04.04.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, boşanma ilamı ile davalı lehine aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davalının … ilçesinde 1 adet daire satın aldığını ve burada annesini bedelsiz olarak oturttuğunu, ayrıca 35.000 TL değerinde araç satın aldığını, davalının .. … adresinde oturduğunu ve bölgenin kira rayicine göre 1200 TL ödemesi gerektiğini belirterek davalının boşanma sonrası mal varlığında ciddi bir artışın olduğunu ve yoksulluktan kurtulduğundan bahisle yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmadaki beyanında müvekkilinin dava konusu taşınmaz ve otomobilini ailesinin desteği ve kredi ile aldığını, çalışmadığını, kirada oturduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; elde edilen taşınmaz ve alınan araba dikkate alındığında yoksulluğunun kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebine ilişkindir.
Türk Medeni Kanunu’nun 176/4.maddesi hükmüne göre; tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir. Bu hüküm gereğince mahkemece iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesi gerekmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi, azaltılması talebini de içermekte olup, bu durum nafakanın miktarını tayinde ve indirilmesinde etken olarak dikkate alınmalıdır.
Somut olayda; tarafların …. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 31.10.2012 tarihli kararı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, davalı için 400,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiği ve kararın 18.12.2012 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalının çalışmadığı, boşandığı davalıdan toplam 800,00 TL yoksulluk ve iştirak nafakası aldığı, 850,00 TL kira ödediği ve boşanma davasından sonra edinilen bir adet bağımsız bölüm kaydı ve araç olduğu anlaşılmaktadır.
O halde; çoğun için de az da vardır kuralı gereğince nafakanın kaldırılması isteminin azaltılması istemini de kapsadığı gözetilerek, davalının nafaka dışında sabit geliri olmadığı ve yoksulluğu tamamen ortadan kalkmamkla birlikte davalının edinimleri karşısında mali durumunun olumlu yönde değiştiği de dikkate alınarak nafakada hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapılması gerekirken nafakanın tamamen kaldırılması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.