Danıştay Kararı 6. Daire 2016/5428 E. 2021/1710 K. 11.02.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2016/5428 E.  ,  2021/1710 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2016/5428
Karar No : 2021/1710

TEMYİZ EDENLER : I- DAVACILAR
1- …
2- …
3- …
II- DAVALI
… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF : I- DAVALI
… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
II- DAVACILAR
1- …
2- …
3- …

İSTEMİN ÖZETİ : … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının bozulması, davanın reddine ilişkin kısmının ise onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Dava, Isparta ili, Merkez, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın ağaçlandırılacak alan fonksiyonunun konut alanı olarak değiştirilmesine yönelik imar planı değişikliği talebinin reddine ilişkin Isparta Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden; taşınmazın ağaçlandırılacak alan fonksiyonundan çıkarılması talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden, imar planlarında pasif yeşil alanlardan olan ağaçladırılacak alanların toprak yapısı, eğim, bitki örtüsünün kentsel yapılaşmaya uygun olmayan alanlardan ya da mezarlıklardan tercih edilmesi gerektiği, eğimi % 8-12 arasında olan davaya konu taşınmazın yapılaşmaya uygun olduğu, davalı idarece dava konusu taşınmazın rezerve mezarlık alanı olarak ayrıldığı belirtilmiş ise de, imar planında, plan notlarında ve dava dosyasında taşınmazın pomza alanı yada rezerve mezarlık alanı olduğuna ilişkin herhangi bir belge, bilgi, doküman, alana ilişkin raporun bulunmadığı, taşınmazın ağaçlandırılacak alan fonksiyonuna ayrılmasında hukuka uyarlılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin bu kısmının iptaline, dava konusu işlemin taşınmazın konut alanına ayrılması talebinin reddine yönelik kısmı yönünden ise; bilirkişi raporunda taşınmazın konut alanına ayrılması gerektiği yönünde görüş belirtilmiş ise de, imar planı yapma ve planda hangi fonksiyona ayrılacağına karar verme konusunun idarenin takdir yetkisi içerisinde olduğu, bu yönde idarenin yargı kararı ile işlem tesisine zorlanamayacağı sonucuna ulaşıldığından davanın bu kısmının reddine karar verilmiş, bu kararın iptale ilişkin kısmı davalı idare vekili, davanın reddine ilişkin kısmı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, “Nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 27. maddesinde; “İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: 1- İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık ve kuruluşların görüşü alınacaktır. 2- İmar planındaki bir sosyal ve teknik alt yapı alanının kaldırılabilmesi ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir.” kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, Isparta ili, Merkez, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planında ağaçlandırılacak alandan çıkarılarak konut alanına alınması yönünde imar planı değişikliği talebiyle davalı İdareye yapılan başvurunun plan bütünlüğü açısından uygun olmadığı gerekçesiyle Isparta Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine, anılan belediye meclis kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemelerden sonra, planlanan alanın özel niteliklerinin yanısıra plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, plan değişikliğinde kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.
Sosyal ve teknik alt yapı alanlarının kaldırılmasına dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılmaması gerektiği, zorunlu hallerde ilgili kurumun görüşüne başvurulması ve kaldırılan sosyal alt yapı alanı için eşdeğer alan ayrılması şartıyla plan değişikliğine izin verildiği yukarıda açıklanan mevzuat gereğidir. Sosyal alt yapı niteliğindeki taşınmazlarla ilgili plan değişikliklerine saptanan kriterler doğrultusunda bir takım koşullar getirilmesindeki temel amaç bu yerlerin sağlıklı bir çevre oluşturmaları için korunmalarını sağlamaktır. Bu amacın gerçekleştirilmesi anılan yerlerin bulundukları alanda ihtiyaç duyulan ve en etkin biçimde hizmet götürebilecekleri işlev doğrultusunda değerlendirilmeleriyle mümkündür.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacılar tarafından taşınmazlarının ağaçlandırılacak alandan çıkarılarak konut alanına ayrılması yönünde imar planı değişikliği talebinde bulunulduğu ancak kaldırılmak istenen sosyal altyapı niteliğindeki ağaçlandırılacak alana karşılık aynı planlama bölgesi içerisinde eş değer yeni bir alan belirlenmediği anlaşılmaktadır.
Kaldırılan sosyal alt yapı alanı için eşdeğer alan ayrılmaksızın yapılacak imar planı değişikliğiyle plan bütünlüğü ve donatı dengesinin bozulacağı anlaşıldığından dava konusu plan değişikliği talebinin reddine ilişkin meclis kararında mevzuata, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu itibarla, İdare Mahkemesince davanın tümüyle reddi yolunda karar verilmesi gerekirken, konut alanına alınması talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararda sonucu itibariyle isabetsizlik, ağaçlandırılacak alandan çıkarılması talebinin reddine ilişkin kısmı yönünden dava konusu işlemin iptali yolunda verilen kararda ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararın iptale ilişkin kısmının BOZULMASINA, davanın reddine ilişkin kısmı yönünden ise yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 11/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.