Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/32318 E. 2016/11071 K. 02.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32318
KARAR NO : 2016/11071
KARAR TARİHİ : 02.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mağdur sanık … ve sanık …’ın mahkumiyetlerine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmalarına, sanık …’in beraatine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur sanık …’ın mağdur …’ya ve sanık …’in mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nin 231/12. maddesi gereğince “Hükmün açıklanmasını geri bırakılması kararına itiraz edilebilir” hükmü gereğince kararların temyiz kabiliyeti olmadığından ve ancak itiraz yolu açık bulunduğundan itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE;
2) Mağdur sanık …’ın mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik mağdur sanık müdafiii ve mağdur … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanık hakkında tayin olunan cezanın, karar tarihindeki miktar ve türü itibariyle hükmün, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 23.03.2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde
uyarınca kesin nitelikte olup temyiz kabiliyeti bulunmadığından mağdur sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE; Mağdur … vekilinin 21.10.2013 tarihinde ”sanık müdafii” olarak süre tutum dilekçesi verdiği, yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 12.12.2013 tarihinde de “katılan sanık müdafii” olarak ikinci bir temyiz dilekçesi verdiği ve CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 12.12.2013 tarihinde ‘katılan sanık müdafii” sıfatıyla temyiz etmesi nedeniyle mağdur … vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanık … hakkında kurulan beraate ilişkin hükme yönelik mağdur … vekili ve sanık … müdafiinini temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdur … davanın 11.05.2011 tarihinde talimat duruşmasında sanık … Konuktan şikayetçi olmadığını belirtmesi ve davaya katılma talebininde bulunmaması üzerine mahkemecede katılma kararı verilmemesi karşısında, ‘katılan’ sıfatı bulunmayan mağdur vekilinin temyize hak ve yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE; Mağdur … vekilinin 21.10.2013 tarihinde ”sanık müdafii” olarak süre tutum dilekçesi verdiği, yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 12.12.2013 tarihinde de “katılan sanık müdafii” olarak ikinci bir temyiz dilekçesi verdiği ve CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 12.12.2013 tarihinde ‘katılan sanık müdafii” sıfatıyla temyiz etmesi nedeniyle mağdur … vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
4) Mağdur sanık …’ın mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyizinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre mağdur sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
5) Sanık …’in mağdur …’a yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyizinin incelenmesinde;

Sanığın cezasından TCK’nin 62/1 maddesi uyarınca indirim yapılırken 2 yıl 1 ay hapis cezası verilmesi gerekirken 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayin edilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun mahallinde yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 02.05.2016  gününde oybirliğiyle karar verildi.