Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12683 E. 2016/5256 K. 05.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12683
KARAR NO : 2016/5256
KARAR TARİHİ : 05.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar vekili dilekçesinde; müvekkilleri olan davacıların murisinin, evlerinin bulunduğu… köyündeki elektrik trafosunun sigortasının atması üzerine, sigortayı değiştirmek için, davalı kurum görevlileri ile direğe gittiğini, buradaki seksiyonel ayırıcı kolu açtığını, davalı görevlileri orada bekletip kendisi direğe tırmanarak , sigorta telini değiştirmek istediği sırada, elektrik çarpması neticesinde hayatını kaybettiğini beyan ederek, toplam 156.000,00 TL tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında; husumet itirazında bulunmuş, ayrıca, olayın tamamen murisin kendi kusurlu hareketinden meydana geldiğini bu nedenle sorumluluklarının bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, verilen hüküm süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kusur aranmaksızın sorumluluğun düzenlendiği haller, kusursuz sorumluluk halleri olarak ifade edilmektedir. Doktrinde kusursuz sorumluluk hallerinin olağan sebep sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ikili ayırıma tabi tutarken, TBK tarafından açıklanan hakkaniyet sorumluluğu-özen (sebep) sorumluluğu-tehlike sorumluluğu şeklinde ayırıma tabi tutulduğu görülmektedir. Denetleme ve gözetimde özen (cura in custodio) gereği, kusur unsur olarak aranmaz.
Özen sorumluluğuna dayalı kusursuz sorumluluğun düzenlendiği Borçlar Yasası’nın 58. maddesi gereğince “…imal olunan herhangi bir şeyin maliki, o şeyin fena yapılmasından yahut muhafazadaki kusurundan dolayı mesul olur.” ( TBK .69. maddesi ). TBK’nun 71/1.maddesine göre de; “Önemli ölçüde tehlike arzeden bir işletmenin faaliyetinden zarar doğduğu takdirde, bu zarardan işletme sahibi ve varsa işleten müteselsilen sorumludur.”.Belirtilen yasal düzenlemeler gereğince, davalı, zararlandırıcı sonucun doğmasına yol açan enerji hattının yapım ve bakım eksikliklerinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Sorumluluktan kurtulmanın olumsuz koşulu ise, zarar ile yapım bozukluğu ve bakım eksikliği arasındaki nedensellik bağının kesilmiş olmasıdır.
Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira, bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, yine de çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple, sorumluluğunun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından; bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır(Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15)
Kusursuz sorumlulukta, zarar gören kişinin kusurun varlığını ispat etmek zorunluluğu yoktur. Aksine kusursuz sorumlu olan davalının, olayla zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını kanıtlaması gerekir.
Sorumluluk hukukunun önemli öğelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır.
Dosyada mevcut bilirkişi raporunun incelenmesinden, davacıların murisinin,… da çalışmadığı ve elektrikçi ehliyeti olmadığı, ..an iş emri almadığı halde, elektrik enerji trafo merkezinden kesilmemiş bir orta gerilim (34 kw) hattına kendi öz iradesi ile müdahaleye yeltenmiş ve direğin tepesinde orta gerilim ile çarpılarak hayatını kaybetmiş olması nedeniyle % 95 oranında kusurlu olduğu, davalının denetimindeki elektrik direklerine tahliye ve ölüm levhaları koymamış veya koymuş olsa bile onların mevcudiyetlerini denetlememiş olması ve direğe çıkmaya yeltenenleri bu nedenle uyarmamış olması nedeni ile de, % 5 oranında kusurlu olduğu açıklanmıştır.
Uygun illiyet bağı ancak, üç halde kesilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusurudur. Somut olayda, bilirkişi raporuna göre davalı idarenin %5 oranında kusurlu olduğu belirlendiğine göre, illiyet bağının kesildiğinin kabulüne hukuken olanak yoktur. Davalı kurum, elektrik direklerine yaklaşılmamasını sağlayıcı önlemleri almak, uyarı levhalarını herkesin kolaylıkla görebileceği yerlere koymak, kontrollerini yapmakla yükümlüdür.
Somut olayda; davalının, bu bakım ve özen borcunu gereği gibi yerine getirmediği, olabilecek tehlikeleri düşünerek gerekli denetimleri yapmadığı anlaşılmaktadır.
Öyle ise mahkemece; davalının kusursuz sorumlu olduğu da gözetilerek, davacılar murisinin kusuru oranında indirim yapılarak zarar nedeniyle sorumlu tutulması gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.