Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/11568 E. 2016/5371 K. 06.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11568
KARAR NO : 2016/5371
KARAR TARİHİ : 06.04.2016

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit-itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı-(birleşen dosya davacısı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili apartmanın 021952 abone numarası ile davalı kurumun abonesi olduğunu, dava konusu edilen kaçak su tutanağına dayalı olarak yönetime ait su sayacının idarece 08.10.2012 tarihinde söküldüğünü, kaçak su tutanağında ayda 10 m3’ten 1533 m3 kaçak su kullanıldığının tespit edildiğini,kaçak kullanıldığı iddia edilen miktar aya bölündüğünde 153 aya tekabül ettiğinin anlaşıldığını, bu sürenin 12 yıldan fazla zaman dilimi içerdiğini, Tarifeler Yönetmeliğinin 55.maddesine göre süre belirlenemediğinde 3 ay olarak esas alınacağının hükme bağlandığını, abonelik adına düzenlenen faturaların müvekkilince ödendiğini, ayda 10 m3 su tüketiminin mümkün olamayacağını ileri sürerek 24.06.2012 tarih ve 2012/3074 sayılı kaçak su tutanağı ve buna dayalı olarak yapılan 28.İcra Müdürlüğünün 2012/11584 Esas sayılı icra dosyasının iptaline, iptal mümkün olmadığı takdirde talep edilen miktar kadar borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tutanak içeriği ve ekli fotoğraflar incelendiğinde davacının apartmanın, ortak alanlarında kullanılan suyu, aboneliği mevcut olmasına rağmen bu abonelikle bağlanan ana sayacı sökerek sayaç ilavesi yapmak suretiyle su deposuna vana ve hortum bağlayarak kurduğu sistem ile karşıladığını, yönetmeliğin 55.maddesi gereğince işlem yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen 6.Tüketici Mahkemesinin 2014/663 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurum kaçak su ekibinin 24.06.2012 tarihinde yapmış olduğu denetlemelerde davalı apartmanın ana sayacın sökülüp sayaç ilavesi yapıldığından su deposuna vana ve hortum bağlamak suretiyle temizlik işlerinde kaçak su kullanıldığının tespit edildiğini, davalı borçlu hakkında 28.İcra Müdürlüğünün 2012/11584 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu beyan ederek davalı borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile, davacının 28.icra Müdürlüğünün 2012/11584 Esas sayılı icra dosyası nedeniyle davalıya 12.962,36-TL borçlu olmadığının, 431,00-TL borçlu olduğunun tespitine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının 28.İcra Müdürlüğünün 2012/11584 Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin takip tarihi itibarı ile 431,00-Tl asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı( birleşen dosya davalısı ) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarifeler Yönetmeliği md. 55 hükmü : “Abone olmaksızın su dağıtım şebeke hattından veya şube yolundan İdareye ait kuyu veya kaynaktan delerek, boru döşeyerek, motor bağlayarak vs. surette su temin etmek veya abone olup da sayaçsız, ters sayaç (abonece ters bağlantı yapılarak) veya sayacı işletmeyecek herhangi bir tertibatla su kullanmak işlenmesi yasak olan fiillerden olup, aynı zamanda su hırsızlığı suçunu oluşturur.
Bu fiili işleyenler hakkında yasal soruşturma yapılmakla birlikte saptanabilmişse o tarihten, saptanamamış ise üç aydan beri;
a) Konutlarda daire başına aylık 10 m³ su tüketildiği varsayılarak, tespit tarihindeki konut tarifesinin 3 katı olarak tahakkuk ettirilir.
b) Konut dışı bir alanda kaçak su kullanılmış ise süre bakımından yukarıdaki esas dikkate alınarak bu yönetmeliğin 44 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre saptanacak ortalama aylık tüketimin saptama tarihindeki kendi tarifesinden 3 katı olarak tahakkuk ve tahsil edilir. Kaçak bağlantı kaldırılır…” yasal ifadesi yer almıştır.
Tarifeler Yönetmeliği’nin 55.maddesi’nde hangi fiillerin kaçak su kullanımı oluşturacağı ve kaçak su kullanımının tespiti halinde tahakkukun nasıl yapılacağı düzenlenmiştir.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu apartmanda kaçak su kullanımının iptal edilmesi ardından kaydedilen en yüksek günlük ortalama tüketim miktarı 0.13 m3/ gün olarak hesap edildiğinden apartmanın kendi su tüketim alışkanlıkları esas alınarak, gerekli olan su miktarından idarece faturalandırılan tüketim minha edilerek sayaçtan bağımsız olarak kullanılabilecek su miktarı 137m3 olarak hesaplandığı belirtilerek apartmanın ana su sayacı sökülmesi ardından kullanmış olabileceği su için ödemesi gereken su bedelinin 431 TL olacağı tespit edilmiştir. Ancak bilirkişi tarafından kaçak su kullanım miktarı tespit edilirken Tarifeler Yönetmeliği’nin 55.maddesine göre hesap yapılmadığı, kıyaslama yoluyla hesap yapıldığı anlaşılmakta olup bu husus doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında konusunda uzman mühendislerin de bulunduğu üç kişilik bilirkişi kuruluna verilerek davalı(birleşen dosya davalısı) kurumun kaçak tespit tutanağı gereğince isteyebileceği dava konusu bedelin kaçak tutanağın tanzim edildiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle hesaplanması hususunda Yargıtay ve taraf denetimine elverişli yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.