YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4591
KARAR NO : 2016/5257
KARAR TARİHİ : 05.04.2016
Davacılar … vd. ile davalı … aralarındaki maddi ve manevi tazminat davasına dair… 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 03/10/2013 günlü ve 2012/101 E. -2013/399 K. sayılı hükmün onanması hakkında dairece verilen 07/10/2015 günlü ve 2015/13106 E. – 2015/15341 K. sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili 05/03/2012 havale tarihli dilekçesi ile müvekkillerinin yakınları …,…ve ..n 23/10/2011 günü… ilinde meydana gelen deprem sırasında davalılardan …’a ait.. Apartmanında apartman enkazı altında kalarak yaşamlarını yitirmeleri ve yine …’in deprem sırasında yaralanması nedeniyle 510.000,00 TL maddi ve manevi tazminatın 23/10/2011 tarihinden itibaren hesaplanacak faizleriyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 07.10.2015 tarih, 2015/ 13106 E.; 2015/ 15341 K. sayılı kararıyla davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava konusu uyuşmazlık,… depreminde meydana gelen ölüm ve yaralanma olayı nedeni ile, yıkılan apartman maliki davalı aleyhine maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir.
1-Hükme esas alınan maddi tazminat takdirine ilişkin bilirkişi raporunda yaşam süreleri .. 1980 yaşam tablosuna göre hesaplanmıştır. Ancak, yerleşik Yargıtay uygulamasına göre yaşam sürelerinin .. yaşam tablosuna göre hesaplanması gerekmektedir. (YHGK. 28.06.1995 Tarih, 1994/9-628 Esas 1995/694 Karar Sayılı İlam ) Bu tablonun yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 22.maddesi olup, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve Analık Sigortaları Hakkında 4722 sayılı Kanuna ek olarak (Çalışma Bakanlığı ile Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı tarafından birlikte) hazırlanmış ve 1965 yılında yürürlüğe konulmuştur. Her ne kadar, 5510 sayılı yeni Sosyal Güvenlik Yasası’nda paralel bir hüküm bulunmamakta ise de geçici 3.madde hükmü gereğince yeni düzenleme yapılıncaya kadar aykırı olmayan hükümler uygulanmaya devam edecektir. Başka bir ifade ile SGK ile yargı PMF-1931 yaşam tablosuna göre gelir bağlamaya ve tazminat hesaplamaya devam edecektir.
O halde mahkemece,..-1931 yaşam tablosu esas alınarak belirlenecek tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ..-1980 yaşam tablosu esas alınarak tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2- Dava konusu zarar 23.10.2011 günü gerçekleşen deprem nedeniyle oluşmuştur. Bina; plan ve projesine, imar düzenlemelerine ve deprem yönetmeliğine uygun yapılmış olsa bile, gerçekleşen depremin Richter ölçeğine göre 7,2 şiddetinde olduğu gözönünde tutulduğunda binanın deprem nedeniyle hasara uğraması kaçınılmazdır. (06.03.2013 Tarih, 2012/786 Esas 2013/318 Karar Sayılı Hukuk genel Kurulu ilamı)
BK’nun 43/1 (TBK 51/1) maddesine göre ” Hakim, hal ve mevkiin icabına ve hatanın ağırlığına göre tazminatın suretini ve şumülünün derecesine tayin eyler.”
Davacının, oluşan zararı, deprem nedeniyle ikamet ettiği binanın yıkılarak kendinin enkaz altında kalması sonucu doğmuştur. Depremin mücbir sebep olarak kabul edilip, zararla illiyet bağını kestiği kabul edilemez ise de; ne zaman ve hangi büyüklükte olacağı öngörülemeyen ve sonucu gerçekleştiğinde büyük bir yıkıma sebebiyet veren, bölgede herkesi etkileyen en büyük doğal afet olduğu da kabul edilmek zorundadır. Ayrıca, bölgenin birinci derecede deprem kuşağında yer aldığı ve oluşan depremin şiddet büyüklüğü de gözden kaçırılmamalıdır. O halde, mahkemece, bilirkişi tarafından belirlenen tazminat miktarından adalete uygun bir hakkaniyet indirimi yapılması da gereklidir. Bu hususta bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Mahkeme kararının açıklanan gerekçelerle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı anlaşılmakla, davacı tarafın bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile, Dairemizin 07.10.2015 tarih, 2015/ 13106 E.; 2015/ 15341 K. sayılı onama kararının kaldırılarak,… 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/101 Esas, 2013/399 karar sayılı mahkeme kararının yukarıda açıklanan sebeplere binaen BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.