Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/2233 E. 2016/5429 K. 02.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2233
KARAR NO : 2016/5429
KARAR TARİHİ : 02.03.2016

Kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 86/3-son ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, anılan Kanun’un 53/1. maddesinin a, b, d ve e bentlerindeki haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, c bendinde gösterilen haklardan ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 17/05/2013 tarihli ve 2012/157 esas, 2013/78 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 04.01.2016 tarih ve 2016/60 – 143 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 20.01.2016 tarih ve 2016/7391 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1) Sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; sanık hakkında tekerrüre esas kabul edilen … Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/113 esas, 2010/56 sayılı ilamının kesinleşme tarihinin 01/03/2012 tarihi olduğu, sanığın üzerine atılı suç tarihinin ise anılan ilamın kesinleşme tarihlerinden önce, 06/06/2011 tarihi olması karşısında, şartları oluşmadığı hâlde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde,
2) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Sulh Ceza Mahkemesinin 17/05/2013 tarihli ve 2012/157 esas, 2013/78 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, hükümden TCK’nin 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin parağrafın çıkartılmasına, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin parağrafın ise; “TCK’nin 53.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan TCK’nin 53/2. maddesi hükmü gereğince mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, TCK’nin 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan TCK’nin 53/3. maddesi hükmü gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına, diğer kişiler bakımından ise TCK’nin 53/2 maddesi hükmü gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK’nin 53.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunları açısından ise Anayasa Mahkemesi’nin 5237 sayılı 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesine” şeklinde değiştirilmesi, diğer kısımların aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 02.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.