Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/32331 E. 2016/6076 K. 08.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32331
KARAR NO : 2016/6076
KARAR TARİHİ : 08.03.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılan vekilinin, söz konusu suçlara ilişkin kurulan hükümleri temyize yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1 maddesi ve CMUK’un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık hakkında 6136 sayılı yasaya muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3) Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ve katılan arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumetin bulunmadığı, olay günü de sanık ile tanık Köksal arasında çıkan tartışma sırasında, katılanın sanığı uyarmasından sonra sanığın, alkolün de etkisi ile önce katılanın ayaklarına doğru, ardından karın bölgesine doğru birer el ateş ettiği, olayın ani gelişimi, yakın mesafeden ateş ettiği halde hayati bölgeleri hedef alarak birden fazla kez ateş etmesi mümkün olduğu halde tek atış ile yetinmesi hususları dikkate alındığında, sanığın kastının kasten yaralamaya yönelik olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiin ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 08.03.2016 gününde, 6136 sayılı yasaya muhalefet ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçları yönünden oybirliğiyle, kasten yaralama suçu yönünden oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Oluşa ve dosya içeriğine göre; olay tarihinde katılan …’nin, tanıklar …, …, …, … ve …’nin birlikte Güngören stadı yanında bulunan boş arazide alkol aldıkları sırada, sanık …’nın bu şahısların yanlarına geldiği ve birlikte içki içmeye devam ettikleri, bir süre sonra sanık … ile olay yerinde bulunup sanığın akrabası olan … arasında ailevi nedenlerden dolayı tartışma çıktığı, sanığın alkolün de etkisi ile yanında bulunan ruhsatsız tabanca ile önce havaya doğru, sonrasında yere doğru birkaç el ateş ettiği, sanığın bu hareketi üzerine katılanın “neden ateş ediyorsun, şimdi polis gelir, bizi rahatsız eder, ben de seni döverim” dediği, bu kez sanığın kızarak bir el katılanın bacağına, sonrasında da bir el katılanın karın bölgesine ateş ettiği, katılanın alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre ”batına nafiz, mide, karaciğer ve bağırsak lezyonlarına ve sağ iliak kanatta minimal deplase parçalı fraktür hattına ve hayati tehlikeye neden olacak, kemik kırığı hayat fonksiyonlarını orta 3. derecede etkiler, basit tıbbi müdahale ile geçmez” şekilde yaraladığı, katılanın yaralanmasından sonra, olay yerinde bulunan tanıklar tarafından sanığa müdahale edildiği ve elindeki silahın zorla alındığı, bu hali ile sanığın eylemine kendi iradesi ile son vermediğinin anlaşılması karşısında, olayda kullanılan silahın elverişliliği, ateş edilen karın bölgesi, atış mesafesinin kısalığı, sanığın ateş etmeye devam edecek iken tanıklar tarafından engel olunması, acil müdahale sonucu katılanın kurtarılabildiği dikkate alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında hata yapılarak kasten yaralamadan hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulması gerektiğini düşündüğümüzden, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.