Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8720 E. 2016/5620 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8720
KARAR NO : 2016/5620
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; muhasebe denetmenlerinin 05.07.2010 tarihli raporu ile davalı acil tıp pratisyen hekimine 3.039,70 TL fazla ödeme yapıldığının belirlendiğini, fazla ödemenin rızaen geri ödenmesi için davalıya 26.04.2011 tarihinde tebliğ yapıldığını, ancak davalı tarafça ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 3.039,70 TL’nin her ödeme dönemi için ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; yanlış hesaplama yapıldığı belirtilen Ocak 2009-Mayıs 2010 döneminde yapılan ek ödemeler ile halen aldığı ek ödemeler karşılaştırıldığında fazla ödeme bulunmadığını, aksine eksik ödeme olduğunu, yanlış ödenen bir miktar var ise de kendisinin kusuru olmadığını, en son 2010 Nisan ayında hatalı ödeme yapıldığı belirtildiğine göre 60 günlük iptal davası açma süresi geçtikten sonra 01.09.2010 tarihinde idarenin yanlış işlemini geriye yürür şekilde geri aldığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak,davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalıya fazla ödenen paranın Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 tarihli 1968/8 E. 1973/14 K. sayılı kararına göre hatalı ödeme yapıldığı tarihten itibaren idari yargıda dava açma süresi içinde geri istenebileceği, davacı kurumun 18.02.2011 tarih ve 2603 sayılı oluruna istinaden fazla ödenen paranın rızaen geri ödenmesi için 26.04.2011 tarihinde davalıya tebligat yapıldığı, dosyadaki beyan ve bilgilere göre 18.02.2011 tarihinden itibaren 60 günlük yasal süresi içinde davacının idari yargıda bu paranın geri alınması için herhangi bir dava açmadığı, bu nedenle bu davayı da açamayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22/12/1973 günlü 1968/8 Esas-1973/14 Karar sayılı kararında idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri isteyebileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının ise hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 60 günlük dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemenin dayandığı Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı ile çözümlenen husus; hatalı intibak veya hatalı terfi işlemi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödemenin nedensiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri istenmesinin idare hukuku ilkelerine göre mümkün olup olmadığına ilişkindir.
HGK’nun 1982/13-387 E.-1984/997 K.sayılı kararında; hatalı intibak ve hatalı terfi gibi şart tasarrufun yanlış yapılması veya sonradan geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılan fazla ödemenin idare hukuku ilkelerine göre geri istenebileceği ve geri isteme süresinin 60 gün olduğu, ancak şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin ise Borçlar Kanununun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde geri istenebileceği açıklanmıştır. Söz konusu kararda, mahkemece de gerekçe yapılan İBK.nun İdare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalı ödemelerin idare tarafından gerek ödeme yapılan kişilerden gerekse ödemeyi yapandan geri alamaması gibi bir sonuç doğuracağı ve bunun da idareyi işlemez duruma getireceği gerekçesiyle savunulamayacağı kabul edilmiştir.
Somut olayda; davacı idare tarafından; davalıya hataen fazla ödeme yapıldığı ve yapılan bu fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Danıştay İçtihadı Birleştirme Kararı, şart tasarruf (hatalı terfi ve intibak gibi) işlemlerine ilişkin olduğundan, somut olayda uygulama imkanı yoktur.
Hal böyle olunca mahkemece; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin, Borçlar Hukukunun sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istenebileceği gözetilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.