YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/9258
KARAR NO : 2016/9251
KARAR TARİHİ : 06.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekillerince ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların tüm, davacının ise aşağıdaki bendlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 07/07/1997-18/11/1998 tarihleri arası davalı işveren nezdinde geçen ve Kuruma eksik bildirilen sürelerin tespiti istemine ilişkindir.
Dairemizin, . Sayılı bozma kararı üzerine, mahkemece, 07/07/1997-18/11/1998 tarihleri arası dönem yönünden karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme sonucu varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri gereği bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalışmalarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse bu çalışmaların Kurumca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı, kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli, daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de, çalışmanın konusu, niteliği, başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Öte yandan, kamu işyerlerinde çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının itfaiye eri olarak çalıştığının belirtildiği davacı adına imzalı 07/07/1997 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı tarafından Kuruma verildiği, 07/07/1997-15/01/1998 tarihleri arası 79 günlük bildirim yapıldığı, 1996-1999 arası dönem bordrolarının getirtildiği, Şubat/1998 tarihli vizite kağıdında davacının 07/07/1997-15/01/1998 tarihleri arası çalıştığının belirtildiği, yine 14/01/1998 tarihli belediye başkanlığının yazısında davacının geçici işçi olduğu ve aynı tarih itibariyle çıkışının verildiğinin belirtildiği, dinlenen tanıklarında davacının 1997-1998 yıllarında iki yıl kadar kesintisiz çalıştığını belirttikleri, 1997/12. aya ait ücret bordrosunun dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, bordro tanığı olduğu anlaşılan şahısların beyanlarında davacının 2 yıl kadar çalıştığını belirttikleri, davacının çalıştığı itfaiye biriminde uyuşmazlık konusu dönemdeki bilgi ve belgelerin istenmediği, bu dönemdeki belgelerde isim ve imzasının bulunup bulunmadığının araştırılmadığı görülmektedir.
Yapılacak iş, davalı … nezdindeki ihtilaflı döneme ait ücret tediye bordrolarının ve puantaj kayıtlarının tamamının aslını veya onaylı ve okunaklı örneklerini getirtmek, ücret ödeme bordrolarında davacının imzasının bulunup bulunmadığını saptamak, davacının işyeri özlük dosyasının eksiksiz ve onaylı bir örneğini işyerinden istemek, yine davacının çalıştığı itfaiye biriminde uyuşmazlık konusu dönemdeki bilgi ve belgeleri istemek, bu dönemdeki belgelerde isim ve imzasının bulunup bulunmadığının araştırılmak, işveren kuruluşun uyuşmazlık konusu dönemde görev yapan memur, şef, amir, müdür, muhasebe çalışanı gibi yetkili kişilerini dinlemek, davacının dönem bordrolarındaki çalışmalarının dışındaki dönemde ücretini ne şekilde aldığını araştırmak, bu dönemde çalıştığına ve ücret aldığına ilişkin belgeleri getirtmek, davacının resmi kayıtlara geçmeyen dönemlerde çalıştığını ve ücretini aldığını gösterir belgelerin ibraz edilememesi halinde bunun nedenini araştırmak ve haklı ve izah edilebilir bir nedene dayanıyor ise bu takdirde tanık sözlerine itibar etmek, davacının çalışmasını somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koyduktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Kabule görede, davacı aleyhine iki adet vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden taraflardan davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalı …’na yükletilmesine, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.