YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5942
KARAR NO : 2016/5622
KARAR TARİHİ : 12.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davacının davalı kurumun tarımsal sulama abonesi olduğunu, davacının kullandığı 2011 dönemine ait enerji bedelinin ödenmemesi nedeniyle davalı tarafından davacı aleyhine …2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/4810 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,davacının bu takibe itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini,davalının icra takibinden sonraki kullanımlar için ise davacıya 14.040,50 TL borç tahakkuk ettirdiğini, davacının bu borcun yasal dayanağı olmaması nedeniyle davalıya keşide ettiği 12.12.2011 tarihli ihtarname ile itirazlarını belirttiğini, …2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/4810 Esas sayılı dosyasında belirtilen borç toplamda 18.000 TL olması gerekirken davalı tarafça 30.000 TL borç tahakkuk ettirildiğini, davacıya tahakkuk ettirilen 14.040,50 TL’lik borcun da hatalı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacının davalıya cari hesap borç dökümünde belirtilen şekilde 10.000,00 TL borçlu olmadığının tespitini ve davacı lehine %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş;mahkemeye sunduğu 09.09.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile de …2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/4810 Esas sayılı dosyasındaki borcun haricen ödendiğini, davacı hakkında 2.İcra Müdürlüğü’nün 2012/507 Esaslı dosyası ile haksız şekilde takip başlatıldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tarafına tahakkuk ettirilen borçlarını ödemediğini, bu nedenle davalı kurumun da davacının elektriğini kestiğini, davacının elektriği kesik olan aboneliğinden mühür kırarak kaçak elektrik kullanmaya devam ettiğini, davacının dava dilekçesindeki talebi sonrası kendi rızası ile …2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/4810 Esas sayılı dosyasına olan borcunu ödediğini, daha sonrasında ise hakkında icra takibi olan başka bir dosyayı mahkemeye bildirerek bu yönde davasını ıslah etmek istediğini,
davacının kaçak tüketim nedeniyle tarafına tahakkuk ettirilen 19.09.2011 ve 04.11.2011 tarihli faturaları ödemediğini, bu faturalar için 2.İcra Müdürlüğü’nün 2012/507 Esaslı dosyasında takip yapıldığını savunarak, davanın reddi ile davalı lehine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece;davanın kısmen kabulü ile; davacının davalıya 2.714,06 TL borçlu olmadığının tespitine;davalının davacıya kabul edilen kısım (2.714,06 TL) üzerinden %20 kötüniyet tazminatını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmiş,hüküm süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava;kaçak elektrik tüketimine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesi hükmünde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş,yine 13. madde b bendinde ; Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması, kaçak elektrik tüketimi olarak açıkça belirtilmiş ; 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Somut olaya gelince;davacının davalı kurumun tarımsal sulama abonesi olduğu,davalı kurum görevlilerince dosya kapsamında yer alan 06.09.2011 ve 25.10.2011 tarihli kaçak tespit tutanaklarının tanzim edildiği,kaçak tespit tutanakları incelendiğinde ise davacı abonenin borcundan dolayı elektriğinin kesildiği ve abonenin mühür kırarak enerji kullandığı ve enerjinin sayaçtan geçtiğinin belirtildiği, davalı kurum tarafından ilgili kaçak tespit tutanaklarına istinaden de davalı kurum tarafından kaçak tahakkuku yapıldığı,davacı tarafından …2.İcra Müdürlüğü’nün 2011/4810 Esas sayılı takip dosya borcunun haricen ödendiği,davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesi ile 2.İcra Müdürlüğü’nün 2012/507 Esas sayılı dosyasına konu edilen borca ilişkin olarak davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; mahallinde ziraat elektrik ve fen bilirkişileri ile keşif icra edildiği ve elektrik bilirkişisinin 03.02.2014 tarihli ek raporuna göre hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, hükme esas alınan elektrik bilirkişisinin 03.02.2014 tarihli ek raporu incelendiğinde 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı kurul kararında belirtilen süre, tüketim miktarı
hesaplama, ortalama aylık çalışma süreleri, tahakkuka ilişkin düzenlemelerdeki hususlar dikkate alınmadan ve denetime elverişli olmayacak şekilde rapor tanzim edildiği anlaşılmaktadır.Nitekim raporda kurulu güç, süre, kaçak ceza katsayısı vb. hususlarda hiçbir açıklama ve değerlendirme yapılmamış,sadece normal tarife fiyatı üzerinden kaçak ceza katsayısı uygulanmak suretiyle hesaplama yapılmış ve bulunan bu değerlere de perakende satış hizmet bedeli,dağıtım bedeli,kayıp/kaçak bedeli,okuma bedeli,enerji fonu…T payı ve KDV eklenmesi suretiyle mahkemece hüküm altına alınan bedele ulaşılmıştır.
Davacının dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun şekilde kestiği elektrik enerjisini, yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu ve Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13./a-b maddesi hükmüne göre kaçak elektrik tüketimi hesaplaması yapılması gerektiği kuşkusuzdur.
Ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu yukarıda ifade edilen hususlar nedeniyle hükme esas almaya yeter nitelikte ve yeterlilikte değildir.
O halde mahkemece; mümkünse kaçak tüketim tahakkukları da getirtilerek tahakkuk tarihinde yürürlükte olan 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı kurul kararı uygulanmak suretiyle alanında uzman bilirkişi ya da bilirkişi heyetinden taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, anılan yön gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne yönelik hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.