YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30068
KARAR NO : 2016/5807
KARAR TARİHİ : 07.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkemenin 10/04/2007 tarih ve 2006/191 esas- 2007/143 karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 87/3 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına hükmedildiği, 50/f maddesi uyarınca seçenek yaptırım olarak ceza müddeti kadar gönüllü olmak koşulu ile kamuya yararlı işlerden temizlik işlerinde çalışma cezasına çevrilmesine karar verildiği, bu hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.10.2009 tarih ve 2009/11415 esas-2009/18347 karar sayılı ilamı ile hükümden sonra, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılması lüzumundan bozulmasına karar verildiği, mahkemece de yeniden yapılan yargılama sonucu sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 87/3 ve 62. maddelerinin tatbiki ile hükmolunan 10 ay hapis cezasından dolayı 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve CMK’nin 231/8. maddesi uyarınca sanığın beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulduğu, sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni bir suç işlemesi sebebiyle hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası olarak açıklandığı anlaşılmakla;
Mahkemece açıklanması geri bırakılan önceki hüküm aynen açıklanmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesine uygun davranılmış ise de, mahkemece kurulan kamuya yararlı işte çalışma seçenek yaptırımına ilişkin ilk hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve Dairemizce hükmün sanık lehine bozulup sanık aleyhine bir bozma bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında ceza miktarı ve türü bakımından 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.