YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9101
KARAR NO : 2016/13062
KARAR TARİHİ : 01.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Dairemizin 29.03.2016 tarih ve 2015/24255 esas – 2016/7908 sayılı bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03.05.2016 tarih 3-2015/181021 sayılı itiraznamesi ile; ”Yerel mahkemenin tekerrüre esas aldığı mahkumiyet hükmünün …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19/11/2009 gün ve 2009/125 esas, 2009/313 karar sayılı, sanığa verilen 765 sayılı TCK’nin 493/2, 522, 59, 647 sayılı yasanın 4. maddeleri gereğince ayrı ayrı üç kez 600.00 TL adli para cezasının 765 sayılı TCK’nin 72. maddesi gereğince içtimaı ile sonuç olarak 1.800.00 TL adli para cezasının 647 sayılı yasanın 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair ve suç tarihi olan 07/01/2015 gününden önce, 04/02/2014 günü kesinleşen bir mahkumiyet hükmü olduğu, bu anlamda tekerrür hükümlerinin uygulanması bakımından TCK’nin 58/1-2 maddesinde yazılı koşulların oluştuğu, yerel mahkemenin uygulamasında hatalı bir yön bulunmadığı kanaatine varıldığından aksi yöndeki kabule dayanan Yüksek Daire kararına itiraz etmek gerekmiştir.” denilip Dairemizin 29.03.2016 tarih ve 2015/24255 esas, 2016/7908 karar sayılı BOZMA kararının kaldırılarak hükmün ONANMASINA karar verilmesi talebiyle dosyanın 05.07.2012 tarih ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler ile aynı Kanunun 101. maddesi gereğince itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;”Sanığın sabıka kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan …. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 2009/125 E, 2009/313 K, 19.11.2009 karar tarihli ilam incelendiğinde, sanık hakkında hırsızlık suçundan 3 kez hapis cezası verildiği ve bu hapis cezalarının 647 sayılı kanunun 4.maddesi uyarınca para cezasına çevrildiği ve 647 sayılı kanunun 6. maddesi uyarınca ertelendikleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2011/1-53 esas,2011/115 karar numaralı ilamında da değinildiği üzere, sanığın 765 sayılı TCK’nin 95/2. maddesi gereğince karar tarihinden itibaren beş yıllık deneme süresi içerisinde kasıtlı başka bir suçtan mahkum olmaması nedeniyle bu hükümlerin 19.11.2014 tarihi itibariyle esasen vaki olmamış sayılacaklarından, sanığın 07.01.2015 tarihi itibariyle işlemiş olduğu suç nedeniyle yukarıda belirtilen ilamın tekerrür uygulamasına esas alınamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz görüldüğünden,
Dairemizin BOZMA kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2016 tarih ve 3-2015/181021 sayılı itiraz istemi yerinde görülmemiş olduğundan itirazın REDDİ ile 5271 sayılı CMK’nin 308/2. fıkrası uyarınca Dairemizin 29.03.2016 tarih ve 2015/24255 esas-2016/7908 karar sayılı BOZMA kararı ile ilgili itirazın incelenmek üzere dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 01.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.