YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/26799
KARAR NO : 2016/5998
KARAR TARİHİ : 08.03.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1)Olayda kullanılan çakı bıçağının öldürmeye elverişli vasıta olması, çıkan tartışma sonucu sanığın elinde bulunan çakı bıçağı ile katılanlara yönelik gerçekleştirdiği saldırı eyleminde hedef aldığı bölgeler, gerçekleştirilen eylem sonucu katılanlar hakkında tanzim edilen adli raporların içeriği, bıçak ile gerçekleştirilen toplam darbe sayısı gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın katılanlara yönelik gerçekleştirmiş olduğu eylemin hukuken değerlendirilmesi için, katılanlara ait raporların Adli Tıp’a gönderilerek, katılanlardaki her bir yaranın hayati tehlike meydana getirip getirmediği sorularak, alınan ATK raporu kapsamında hukuki değerlendirmelerin yapılmasının ve suç vasfı tayininin sağlanması gerektiği ve sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
2)Tarafların olayın başlangıcına ilişkin karşı tarafı suçladığı, sanığın katılanların küfredip, saldırarak arkadaşı …’i yaraladıklarını ileri sürdüğü, tanık …’in de aynı şekilde beyanda bulunduğu, yaralanmaya ilişkin adli raporunun bulunduğu, … Asliye Ceza Mahkemesinde katılanlar ve tanık … hakkında yaralama ve hakaret davası açıldığı anlaşılmakla, kavgada sanık lehine TCK’nin 29 maddesince haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
3)TCK’nın 53/1-c maddesi uygulamasında; “Velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmetlerden yoksunluğun, sadece kendi altsoyuna ait hizmetler olduğunun” karar yerinde açıkça gösterilmemesi ayrıca Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas – 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4)Temyiz kapsamı dışında katılan …’nin, kendisini vekille temsil ettirmediği gözetilmeyerek, sanıktan tahsile karar verilen ücreti vekaletin, katılan …’de dahil edildiği kanaati uyandıracak şekilde herhangi bir ayrım yapılmaksızın “katılanlara verilmesine” karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.