YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19678
KARAR NO : 2016/10584
KARAR TARİHİ : 26.05.2016
MAHKEMESİ : Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/01/2015
NUMARASI : 2013/492-2015/7
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi, davalılardan S.. D.. vd vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan S.. D.. vd vekilince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem itibariyle yasa hükümlerine uygundur. Ancak;
1-Aynı mahallede bulunan 1490 ada 2 parsel numaralı taşınmaza aynı değerlendirme tarihi olan 2013 yılı Ağustos ayı itibariyle 60.71-TL metrekare birim fiyatı belirlenmiş ve bu fiyat Dairemiz incelemesinden geçmiştir.
Sözü edilen dosyada hükmedilen bedel kesin delil olmamakla birlikte kuvvetli delil niteliğinde kabul edilerek; öncelikle dava konusu parsel ile 1490 ada 2 parsel sayılı dosyasındaki bu taşınmazların Şehir halihazır haritasında konumları, hem birbirlerine ve hem de en yakın yerleşim birimlerine, kamu kurum ve kuruluşlarına, olan uzaklıkları belirlenip işaretlettirildikten sonra, numarası belirtilen dosyadaki bedelden ayrılma nedenleri hususunda raporları hükme esas alınan bilirkişi kurullarından ek rapor alınıp hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen Karşıhane Mahallesi 2223 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın, bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğunun ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı araştırılmaması,
3-Davalılardan H.. E..’ye ait vekaletnameye rastlanmadığından bu nedenle bu kişiye mahkeme kararı tebliğ edilmiş sayılamayacağından, temin edilebilirse vekaletnamenin eklenmesi yoksa kendisine tebligat yapılmak suretiyle bu eksiklikler giderilmesi gerekirken, yazılı şekilde H.. E.. hakkında eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalılardan S.. D.. vd vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 26/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.