YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32621
KARAR NO : 2016/11379
KARAR TARİHİ : 04.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıkların mağdur …’a yönelik yaralama eylemleri yönünden;mağdur …’taki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını hafif (1) derecede etkilediği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi, 19/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Yasanın (4.) maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olup, fiilin silahtan sayılan alet ile gerçekleştirildiği gözetilerek, bu hususların temel cezanın tayinininde gözönünde bulundurulması gerektiği, belirlenecek cezada ayrıca TCK’nin 86/3-e maddesi gereğince tekrar artırım yapılamayacağı, ,5560 sayılı yasa değişikliğinden sonra ise 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinin müstakil bir ceza maddesi olarak düzenlenmeyip TCK’nin 86/1-3,e maddelerine göre verilecek cezada kırığın derecesine göre 87/3 maddesine göre artırım yapılacağı düşünülerek ve mahkeme uygulamasının da asgari hapis cezası üzerinden belirlenmiş olması karşısında, Dairemizin 11/03/2015 tarihli bozma ilamı ile, sanıklar hakkında 5560 sayılı yasanın değişikliğinden önceki TCK’nin 87/3 maddesindeki hapis cezasının alt sınırdan belirlenerk yapılacak uygulamanın sanıkların lehine olduğu belirtildiği cihetle bozulduğu ve mahkemece de bozma kararımıza uyulduğu halde,yazılı şekilde 5560 sayılı yasanın değişikliğinden sonraki TCK’nin 86/1-3,e,87/3 maddeleri gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi ,
2) Sanıkların mağdur …’e yönelik yaralama eylemleri yönünden; Dairemizin 11/03/2015 tarihli bozma ilamı ile, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi, 19/12/2006 tarih ve 5560 sayılı Yasanın (4.) maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olup, maddede öngörülen cezanın 1 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasını gerektirdiği, kemik kırığının hayati fonksiyonlarını 2. derecede etkilemesi dikkate alınarak ve fiilin silahtan sayılan alet ile gerçekleştirildiği gözetilerek, bu hususların temel cezanın tayinininde gözönünde bulundurulması gerektiği, belirlenecek cezada ayrıca bu nedenlerle tekrar artırım yapılamayacağı,5560 sayılı yasa değişikliğinden sonra ise 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinin müstakil bir ceza maddesi olarak düzenlenmeyip TCK’nin 86/1-3,e
maddelerine göre verilecek cezada kırığın derecesine göre 87/3 maddesine göre artırım yapılacağı düşünülerek değişiklikden önceki ve sonraki kanun hükümleri kararın gerekçe bölümünde eyleme uygulanıp elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği cihetle bozulduğu ve mahkemece de bozma kararımıza uyulduğu halde,Yargıtay denetimine imkan sağlayacak şekilde , değişiklikten önceki ve sonraki kanun hükümleriyle ayrı ayrı uygulama yapılarak bulunacak sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanun değerlendirilmesi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Suç tarihinin 6545 sayılı yasanın yürürlük tarihinden önce olduğu ve suç tarihinde adli sicil kayıtlarının bulunmaması karşısında, diğer şartlar açısından da bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Kabule göre de; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 04/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.