YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12276
KARAR NO : 2016/5648
KARAR TARİHİ : 12.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 12.04.2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı vekili Av. … geldi. Karşı taraf davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, davaya konu taşınmazdaki hissesini 425.000,00 TL’ye müvekkiline sattığını, bu hususta taraflar arasında 30.05.2013 tarihinde protokol akdedildiğini, protokol gereğince müvekkilinin davalıya elden 30.000 Euro ödediğini, aynı gün davalının sahibi olduğu şirketin banka hesabına 353.000,00 TL havale ettiğini, davalının satış protokolünün gereğini yerine getirmediğini, 353.000,00 TL’yi 03.02.2014 tarihinde müvekkiline iade ettiğini, 353.000,00 TL’nin davalıda kaldığı 30.03.2013-03.02.2014 tarihleri arasında müvekkilinin paranın gelirinden mahrum kaldığını, diğer yandan elden ödenen 30.000 Euro’nun müvekkiline iade edilmediğini, bu bedellerin tahsili için davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili duruşmadaki beyanında; davacının müvekkiline 30.000 Euro ödemediğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 30.000 Euro asıl alacak, 2.025,00 TL Euro işlemiş faiz, 43.948,40 TL faiz alacağı üzerinden takibin devamına, asıl alacak üzerinden %20 inkar tazminatı olan 6.000,00 Euro’nun fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü; davalı vekili duruşma istemli olarak temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Davalı vekilinin kabul gören temyiz itirazına gelince;
Eldeki davada davacı, davalıya 30.03.2013 tarihinde 353.000,00 TL ödemiş, davalı 03.02.2014 tarihinde bu parayı davacıya iade etmiş, davacı 353.000,00 TL’nin davalıda kaldığı dönem için davalıdan ilamsız icra takibi ile 43.948,40 TL talep etmiş, itirazla takip durmuş, itirazın iptali için iş bu dava açılmış, mahkemece davacının bu istemi munzam zarar olarak değerlendirilerek, kabulü yönünde hüküm tesis edilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 30.03.2013 tarihli “tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme” resmi şekilde yapılmadığı için mahkemenin de kabulünde olduğu üzere hukuken geçersizdir. (TMK. m 706, BK. m 213, Tapu Kanunu 26 ve Noterlik Kanunu 60) Bu nedenle de geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Davacı alıcı ancak ödediği satış bedelini sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince geri isteyebilir. Geçersiz sözleşmede herkes verdiğini geri alır ve geçersiz sözleşme nedeniyle uğranılan zararın tazmini istenemez.
Hal böyle olunca, mahkemece; davacının, taraflar arasında yapılan harici taşınmaz satım sözleşmesine dayanarak talep ettiği munzam zarar talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde bu talebin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.350 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.