YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33116
KARAR NO : 2016/13233
KARAR TARİHİ : 02.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulandığı hüküm fıkrasında tekerrüre esas alınan ilam gösterilmemiş ise de, en ağırının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
1) Mağdur hakkında ….Adli Tıp Şube Müdürlüğü Uzmanı tarafından 17/02/2014 tarihinde düzenlenen raporda mağdurun yüz sınırları dahilinde sabit iz niteliğinde yara izi tarif edilmediğinin belirtilmesine rağmen …. Devlet Hastanesi …. Uzmanının 29/01/2014 tarihli raporunda, nazal septumun sağa deviye olduğu şeklindeki bulgunun yüzde sabit iz niteliğinde bir yara olabileceği anlaşılmakla mağdurun tüm teşhis ve tedaviyi gösteren belgeler ile birlikte Adli tıp Kurumuna sevkinin yapılarak söz konusu bulgunun sabit iz niteliğinde olup olmadığı konusunda tekrardan rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2) Sanığın, kendi alt soyu dışında kalanlar için, hapis cezasının yasal sonucu olarak, TCK’nin 53/1c maddesinde belirtilen haklardan, hapis cezasının tamamlanmasına kadar yoksunluğuna da hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza türü ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 02/06/2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.