Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/1483 E. 2016/4998 K. 31.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1483
KARAR NO : 2016/4998
KARAR TARİHİ : 31.03.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki nafaka davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı(karşı davacı) vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı (karşı davalı) vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile davalının … Aile Mahkemesinin 2009/525 Esas- 2010/104 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını ve kararın kesinleştiğini, boşanma ile birlikte davalı lehine aylık 250,00 TL nafakaya hükmedildiğini, davalının boşanmadan sonra hemen sigortalı bir işe girdiğini, nafakaya ihtiyacının bulunmadığını ileri sürerek; mahkemece hükmedilen yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; boşanmadan sonra müvekkilinin asgari ücret ile çalışmaya başladığını, ancak asgari ücret ile evin geçimini zor sağladığını savunarak, davanın reddini istemiş; karşı dava olarak da, müvekkiline bağlanan 250,00 TL nafakanın 150,00 TL daha artırılarak aylık 400,00 TL ye çıkartılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre; asıl davanın kabulü ile, aylık 250,00 TL yoksulluk nafakasının dava tarihi itibari ile kaldırılmasına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü,davalı (karşı davacı) vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının (karşı davacı) karşı davaya yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalının (karşı davacı) asıl davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince;
TMK’nun 175.maddesine göre; ”Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.”
TMK’ nun 176/3.maddesi uyarınca; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.10.1998 tarih ve 1998/2–656–688 sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Somut olayda; davalının(karşı davacı), boşanma kararından sonra çalışmaya başladığı, ortalama asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiği anlaşılmaktadır. Yerleşik Yargıtay’ın uygulamalarına göre, asgari ücretin yoksulluğu ortadan kaldırmadığı ilke olarak kabul edilmiştir (HGK’nun 1.5.2002 gün 2-397 E-339 K. Sayılı kararında olduğu gibi). Bu nedenle davalının geliri yoksulluğu ortadan kaldırmayıp, bu durumun sadece nafaka miktarının tayininde nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin, asıl davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş, tarafların sosyo-ekonomik durumları nazara alınarak yoksulluk nafakası miktarında hakkaniyete uygun bir indirim yapmaktan ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.