YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8350
KARAR NO : 2016/5797
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davacının babası muris… tarafından … Noterliği’nin 04/05/1999 tarih 832 yevmiye numaralı vasiyetnamenin aldatma sebebiyle geçersiz olduğunu, murisin bakıma ihtiyaç duymasından ötürü evlilik gerçekleştirmek maksatlı olarak davalı ile tanıştırıldığı, davalının, vasiyetnameye konu evin kendisine verilmesi şartıyla evliliği kabul ettiği, dini nikah ile birlikte yaşamaya başladıklarını, murisin kendisini de güvence altına almak adına vasiyetname düzenleme yolunu seçtiğini, vasiyetname tanzim tarihinden yaklaşık 4 ay sonra davalının evi terk ettiğini, evliliğin gerçekleşmediğini, murisin sonrasında felç geçirdiğinden vasiyetnameyi iptal edemediğini belirterek; vasiyetnamenin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; murisle evlenmek için herhangi bir şart koşulmadığını, murisin kendi iradesi ile vasiyetname düzenlediğini, murisin vasiyetnamenin tanziminden sonra en az 5 yıl sağlıklı olarak yaşadığını, murisin 5 yıllık zaman dilimi içinde vasiyetnameyi iptal ettirebileceği halde iptal ettirmediğini, vasiyetnamenin aldatma iddiasını ispat etme yükünün davacı tarafta olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; vasiyetname tarihinde murisin halen evli olduğu, aldatmanın ispatlanamadığı, murisin 2004-2005 yılında sağlığı bozulana dek vasiyetnameyi iptal etme imkanı olduğu halde, iptal etmemiş olmasının vasiyetnameyi ayakta tutma iradesini gösterdiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, vasiyetnamenin iptaline ilişkindir.
TMK 557.maddesinde, vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; 1-Ehliyetsizlik, 2-Vasiyetnamenin yanılma aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, 3-Tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlaka aykırı olması, 4-Tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılış olması olarak 4 tanedir.
Somut olayda; davaya konu vasiyetname 04.05.1999 tarihinde düzenlenmiş olup, muris…’ ın ilk eşi 22.12.1999 tarihinde ölmüştür. İptali istenen … Noterliği’nin 04/05/1999 tarih 832 yevmiye numaralı vasiyetnamede “… adresinde bulunan ve halen benim zilyetliğimde bulunan tamamı iki katlı gayrimenkulün oturmakta olduğum katı yeni eşim.nüfusuna kayıtlı 15.05.1948 doğumlu …’na sağlığımda benim ölümümden sonra ise kendisinin olmak üzere vasiyet ve temlik ediyorum…” ifadelerinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece; muris… evli olduğu halde, vasiyetnamede ” yeni eşim” ibaresi kullanılarak vasiyetnamenin ahlaka aykırı amaçla düzenlendiği, iptal sebepleri arasında olduğunun değerlendirilerek, davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine ilişkin hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.