YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15425
KARAR NO : 2016/5550
KARAR TARİHİ : 11.04.2016
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Kararının İptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; elektrik abonesi olan davacının, dönem faturalarına ilave edilen kayıp/kaçak bedelinin iadesi için Mihalgazi Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduğunu, ancak hakem heyetinin idari nitelikteki kararını iptal etme yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle başvuru hakkında görevsizlik kararı verdiğini, anılan kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; Melikgazi Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığının 28.10.2013 tarih ve 2824 sayılı kararının iptalini talep etmiş, 27.03.2014 tarihli celsede ise iadesini talep ettikleri tutarın 116,89 TL olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı şirketin, tarafından belirlenen ve elektrik abonelerinden kayıp/kaçak bedeli alınmasını içeren tarifeleri uygulamakla yükümlü olduğu, bu yönüyle davacının taleplerinin ancak idari yargıda çözümlenmesi gereken bir uyuşmazlık olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık; davacı dağıtım şirketinin, abonelerinden kayıp/kaçak bedeli isteyip isteyemeyeceği; buradan varılacak sonuca göre bu bedellerin iadesi için başvurulan Tüketici Hakem Heyetince verilen kararın yerinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Somut olayda, davalı kurumun (mesken) elektrik abonesi olan davacı, dönem faturalarına haksız olarak kayıp/kaçak bedeli ilave edildiğini ileri sürerek, bu bedellerin iadesi için tüketici sorunları hakem heyetine başvuruda bulunmuştur.
Uyuşmazlığın açıklanan bu niteliğine göre; davacı abonenin, kayıp/kaçak bedelinin elektrik faturalarına yansıtılmasını öngören kararlarının kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline ilişkin bir isteminin bulunmadığı, asıl istemin taraflar arasındaki özel hukuk ilişkisinden (mesken aboneliğine ilişkin sözleşmeden) kaynaklanan ve yersiz tahsil edildiği iddia edilen bir kısım bedellerin istirdadına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda, tüketici konumunda olan davacının, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan talebini inceleme görev ve yetkisinin, başvuru (ve dava) tarihinde yürürlükte olan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22. maddesi uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine, bu karara karşı yapılan itirazları inceleme görevinin ise aynı kanunun 23. maddesi uyarınca adli yargıya dahil olan Tüketici Mahkemesine ait olduğu ortadadır.
Nitekim; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (17.12.2014 günlü ve 2014/7-1884 E.- 2014/1045 K. sayılı ilamıyla karar düzeltme kanun yolundan da geçen) 21.05.2014 günlü ve 2013/7-2454 E. 2014/679 K. sayılı kararı ile; elektrik enerjisinin nakli esnasında meydana gelen kayıp ile başka kişiler tarafından kaçak kullanmak (hırsızlanmak) suretiyle kullanılan elektrik bedellerinin, dağıtım şirketleri tarafından kurallara uyan abonelerden tahsil edilemeyeceğini belirterek, tüketici hakem heyeti kararına vaki itirazı reddeden yerel mahkemenin direnme kararını onamıştır.
Yukarıda değinilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda yerleşmiş ve kararlılık kazanmış Dairemiz uygulamasına göre; kanunun verdiği genel ve soyut yetkiye dayanılarak tarafından ihdas edilen ikincil mevzuat (Yönetmelik, Kurul kararları ve tebliğleri) hükümleri uyarınca, kayıp/kaçak bedelleri, elektrik abonelerinden tahsil edilemeyecektir. Zira,..payında olduğu gibi bu bedellerde ancak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 73. maddesindeki esas ve ilkeleri karşılayan bir kanun hükmüyle elektrik abonelerinden alınabilecektir.
Hal böyle olunca, mahkemece; davacı tarafça tüketici sorunları hakem heyeti kararına karşı yapılan itirazın, kararın iptali yanında hukuka aykırı olarak alındığı bildirilen kayıp/kaçak bedellerinin iadesi istemini de içerdiği gözetilerek, tüketici hakem heyeti kararının iptali ile bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek kayıp/kaçak bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.