Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/30206 E. 2016/10372 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30206
KARAR NO : 2016/10372
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Üst Cumhuriyet savcısının mahkemece 04.12.2013 tarihinde verilen kararı 1412 sayılı CMUK’un 310/3. maddesinde belirtilen bir aylık yasal temyiz süresi geçtikten sonra 07.01.2014 tarihinde temyiz etmesi karşısında temyiz talebinin CMUK’un 317. maddesince isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanık hakkında hakaret suçlarından kurulan düşme kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Sanık hakkında verilen düşme kararını temyizde hukuki yararları bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz talebinin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
3) Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
a) Sanığa ek savunma hakkı tanınmadan iddianamede belirtilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
b) Sanığın eylemi sonucu mağdurun burun kemiğinde kırık şüphesi olduğu yönündeki Bozdoğan İlçe Devlet Hastanesi raporu ile mağdurun yaralanması sonucu ortaya çıkan bulguların yüzde sürekli değişiklik niteliğinde olduğu yönündeki Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlı Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 24/10/2013 tarihli raporu arasında açıkça çelişki bulunduğu anlaşılmakla, mağdura ait tüm tedavi belgeleri ve raporların varsa grafileri ile birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesine gönderilerek, mağdurun yaralanmasının niteliğine dair duraksamaya yer vermeyecek şekilde kesin rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
Kabule göre:
c)Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adlı Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının hükme esas alınan raporunda mağdurun yaralanması sonucu ortaya çıkan bulgularının yüzde sürekli değişiklik niteliğinde olduğunun belirtildiği halde sanık hakkında, eyleminin mağdurun yüzünde sabit ize neden olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK’nin 87/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş bulunduğundan, hükmün bu sebeplerle 5320 saylı Yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca CMUK’un 326/son maddesince sanığın kazanılmış hakkı dikkate alınarak isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.