YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30935
KARAR NO : 2016/10100
KARAR TARİHİ : 20.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraate dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık … hakkında mağdur …’a karşı yaralama suçundan verilen beraat hükmüne yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık … müdafii, mağdur … müdafii olmadığından hükmü temyize hak ve yetkisi olmadığı gibi yüzüne karşı verilen kararı 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince bir hafta içinde temyiz etmesi gerekirken süresinden sonra 06.03.2014 tarihinde temyiz ettiği görüldüğünden sanık müdafiinin temyiz itirazlarının 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2)Sanıklar ….ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılan …’e karşı yaralama suçundan verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a)Katılan …’in yaralanması ile ilgili raporda kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin 2. derece olduğunun belirtildiği, adli tıp kriterlerine göre kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin 1. dereceden 6. dereceye kadar hafif, orta ve ağır dereceler belirlenmekle TCK’nin 87/3. maddesi uygulanırken kırığın derecesi gözetilerek (1/12) ila (6/12) oranına kadar artırım yapılabileceğinden somut olayda sanığın cezasından orantılılık ilkesine uygun düşecek oranda artırım yapılması gerekirken TCK’nin 87/3. maddesi gereğince (1/3) oranında artırım yapılmak suretiyle sanıklara ve suça sürüklenen çocuğa fazla ceza tayini,
b)Sanık … ile katılan … arasında arazide hayvanların otlatılması meselesinden çıkan tartışmada; katılanın sanığa havyanları burada otlatma dediğini, mera olduğunu söyleyince katılanın evine doğru hayvanları sürdüğünü, ona engel olunca kafasına taşla vurduğunu ve arkadaşı Süleyman’ın av tüfeğini elinden aldığını savunması, olayı duyan diğer sanıkların katılanı yaralaması şeklinde gelişen olayın başlangıcının görgü tanığının bulunmaması ve aksi ispat edilemeyen savunma sanık lehine kabul edilerek ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilememesi karşısında sanıklar lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
c)Sanıklar Serdal ve Koçali’ye yönelik olarak; Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas-2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi karşısında sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanık ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 20.04.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.