Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8147 E. 2016/5497 K. 11.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8147
KARAR NO : 2016/5497
KARAR TARİHİ : 11.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; 24/06/2011 tarihinde trafodan kaynaklanan yangın çıktığını, davacıya ait 220 adet sulama borusu, 85 tane fıskiye, 2 garaj ve içindeki saman, 150 adet zeytin ağacı, 150 tane nar ağacı, 1 adet ekim için kullanılan mibzer, 1 adet elektrik panosu, 1 adet dingil ve lastik, 150 metre içme suyu için kullanılan hortumun yangında tamamen kullanılamaz hale geldiğini; genel iletim şebekesinden verilen bu hattın güvenliğinin ve sürekli denetiminin davalının sorumluluğunda olduğunu, kontrol edilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 5.000.00.- TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesi ile; yangının çıkış nedeninin 3. kişilere ait teçhizattan kaynaklandığını, davalının sorumluluğunun olmadığını belirterek; davanın reddini istemiştir .
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyize konu uyuşmazlık; dava dışı kişiye ait olduğu belirlenen hattan çıkan yangından doğan zararın, davalı … şirketinden talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki eksikliklerden doğan zararları veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür. (TBK m.69; BK m.58)
Yapı malikinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir inşa eserinin kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsamakta olup, niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk türlerinden “olağan sebep sorumluluğu” dur. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.
Elektrik tesisleri de yapı eseri niteliğindedir. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği 5. maddesinde; kuvvetli akım tesislerinin, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Bu bağlamda elektrik dağıtım şirketleri, elektrik verdiği ve abonelik tesis ettiği hatları denetlemek ve kontrol etmekle yükümlüdür. Şayet özel hat olması gereken gibi tesis edilmemişse bunu düzelttirmek; gerektiğinde elektriğini kesmek durumundadır. Elektrik dağıtım şirketi, kontrol ve denetim görevini zamanında ve etkin biçimde yapmazsa, doğan zarardan müteselsil olarak sorumlu olacaktır.
Mahkemece; davalı … şirketinin, özel hat projesinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığını denetlemek, elektrik verdiği ve abonelik tesis ettiği hatlarını kontrol etmekle yükümlü olduğu konusu düşünülmeksizin; yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.