YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28543
KARAR NO : 2016/10568
KARAR TARİHİ : 26.04.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık hakkında hapis cezası verildiği halde hükmün son paragrafında sanığın adli para cezası ile cezalandırıldığı belirtilip hükmün karıştırılmasına sebebiyet verilmesi,
2)Müşteki …. soruşturma aşamasında alınan 13.08.2011 tarihli ifadesinde kendisine yönelik kasten yaralama eyleminde bulunan kişileri sayarken sanık …’ın ismini bildirmediği ancak müşteki Cengizhan’ın kovuşturma aşamasında alınan 28.02.2012 tarihli ifadesinde sanığın ismini bildirmesi karşısında beyanlar arası çelişki sorularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Müşteki Cengizhan’ın yaralanması hakkında düzenlenen Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığına ait 21.10.2011 tarihli raporun 5. bendinde müştekinin yaralanmasının duyu veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitirilmesine neden olup olmadığının tespiti açısından müştekinin tıbbi takip ve tedavisi tamamlandıktan sonra muayenesinin uygun olacağı belirtilmiş olmasına rağmen bu hususta işlem yapılmaması,
4)Karşılıklı kavga şeklinde geliştiği anlaşılan olayda, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan aksi ispat edilemeyen savunmalarında müşteki Cengizhan’ın kendisine vurduğunu ve elbisesini yırttığını beyan etmesi ve olayın hemen akabinde aldırılan doktor raporunda sanığın boyun solunda 4 cm yüzeysel çiziğinin mevcut olduğunun bildirilmesi karşısında ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespitine çalışılarak sonucuna göre Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı da dikkate alınarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5)Sanığın, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nin 53/1-c maddesinde belirtilen hakları kendi altsoyu üzerinde koşullu salıverilme tarihine kadar, kendi altsoyu dışındakiler bakımından hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kullanamayacağına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas- 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca aynı yasanın 326/son maddesi gözetilmek suretiyle BOZULMASINA, 26.04.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.