Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/5609 E. 2016/5818 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5609
KARAR NO : 2016/5818
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde; davalı abone tarafından Haziran 1996- Mart 1998 arası fatura dönemine ilişkin 7.172,40 TL alacağın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyen avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; hükme esas alınan asıl alacak miktarının 1803,57 TL, faizin 5.372,59 TL olmak üzere davacının talep edeceği toplam miktarın 7.176,16 TL olduğunu ve davacı kurumun ödenmeyen borca rağmen hattı kullanıma kapatmamış olması nedeniyle toplam alacak miktarından %50 indirim yapılması gerektiğini bildirir bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 3.586,22-TL’nin 901,79-TL’sinin 06/08/1998 tarihinden itibaren değişen avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye isteminin reddine karar verilmiş, sözkonusu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Davalı, aboneliği iptal ettirmedikçe, abonelik üzerinden tüketilen telefon kullanım bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte davalı kuruma karşı müteselsilen sorumludur. Davacının, Yönetmelik gereği ödenmeyen telefon borcuna rağmen hattı kullanıma kapatmaması davacı açısından müterafik kusur teşkil etse de, bu kusur, tüketilen enerji bedelinin aslından davalının beraatını gerektirmeyeceği gibi tüketim bedeli olan ana borçtan hukukî sorumluluğunu da ortadan kaldırmaz. Olsa olsa davalının (normal tüketim bedeli dışında) gecikme zammı ve işleyecek faizden kusur oranında indirimi gerektirir. Aksine düşünce, davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açar.
Bu itibarla; davalının ödenmeyen telefon borcu nedeniyle hattı kullanıma kapatmamasından kaynaklı müterafik kusuru nedeniyle asıl borçtan indirim yapılmaması gerekirken, asıl borçtanda indirim yapılması esasına dayalı bilirkişi raporunun mahkemece hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.