YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5224
KARAR NO : 2016/5660
KARAR TARİHİ : 12.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının davalı kurumun…abonesi olduğunu, müvekkilinin 31.07.2014 tarihinde … ilçesi … mevkiinde tatilde olduğu sırada yaşanan şebeke ve internet sorunları yüzünden internete giremediğini ve döviz hesaplarına müdahale edemediği için hesabında bulunan parasını kaybettiğini, davalı şirketin yapmış olduğu ..reklamlarında ve yazılı olarak basılan broşürlerinde operatör çekim gücünün tüm .. çapında tam olduğu yönünde reklamlar yaptığını ve bu suretle tüketicileri yanılttığını, kendisinin de bu yanıltıcı reklamlara güvenerek yalnızca cep telefonu ile gittiği tatilde bağlantı sorunları yaşaması nedeniyle zarara uğradığını belirterek 6.182,84 USD tazminatının fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası değerinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının yersiz olduğunu, dava konusu zararın müvekkile yüklenemeyeceğini, müvekkilinin yapmış olduğu reklamlar ve tanıtım broşürlerinde…hızının kapsama alanına, şebeke yoğunluğuna, kullanılan cihaza, bağlanılan internet sitesine ve coğrafi koşullara göre değişiklik gösterebileceğinin belirtildiği, … ilçesinde de nüfus ve görüşme yoğunluğunu kaldırabilecek yeterli … baz istasyonu bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu zararın davalının eylemleri sonucu oluştuğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; taraflar arasında 17.03.2014 tarihli abonelik sözleşmesi imzalandığı ve bu sözleşmeye istinaden davacının adına kayıtlı 05356789667 numaralı telefon hattını kullandığı anlaşılmaktadır.
HMK’nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca hakim; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakim, kendisinin sahip olmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvurur. Bu nedenle, bilirkişinin kendisinden sorulan husus hakkında, özel ve teknik bir bilgiye sahip olması, başka bir deyişle o konuda uzmanlaşmış olması gerekir.
HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır.
Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.
Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir.
Yargılama sırasında tüketici hukuk hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 01.12.2014 tarihli raporda; …taraflar arasındaki .. aboneliği nedeni ile davaya konu olan hizmetin gerçekleştirilmesi sırasında sorun oluştuğu bildirilen … … mevkiinde telefonun kapsama alanında olduğuna ilişkin davalı kurumun bir reklam ya da taahhüdünün bulunmadığı, ayrıca davalı şirket tarafından dosyaya sunulan kapsama alanı haritasına göre yaklaşık ve … bölgesinin %95 oranında kapsama alanı içine girdiği ancak davacının belirttiği … … mevkiinin kapsama alanı içinde yer alıp almadığının belli olmadığı, bu saptamalar karşısında davacının oluştuğunu belirttiği zararın davalı tarafa yüklenmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece tüketici hukuku hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen bu rapor hükme esas alınmış ise de, raporu düzenleyen bilirkişinin bilişim ve telekomünikasyon alanında uzman olmadığı, ayrıca alınan bilirkişi raporunun da yukarıda açıklana ilkeler doğrultusunda hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece, davalı şirketin, özellikle …- … mevkiinin kapsama alanda olup olmadığını gösterir şekilde kapsama alınan dair tüm belgelerin, abonelik sözleşmesi tarihi itibari ile tüm reklam içerikleri ve tanıtım broşürlerinin (davalının çekim gücüne dair taahhütlerini içerir tüm evraklar) dosyaya temininden sonra, dosyanın içinde … alanında uzman bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi
heyetine tevdi edilerek, belirtilen tüm bu belgeler ile davalı kuruma ait baz istasyonu güvenlik sertifikaları da incelenmek suretiyle, tarafların iddia ve savunmaları hakkında, Yargıtay ve taraf denetimine uygun, açıklayıcı ve ayrınıtılı bir rapor alınarak varılacak sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, eksik ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.