YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4840
KARAR NO : 2016/11528
KARAR TARİHİ : 05.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyetlerine dair
Dairemizin 22/10/2015 tarih 2015/20474 Esas, 2015/29643 Karar sayılı onama kararına karşı Yargıtay C. Başsavcılığı tarafından, 02/03/2016 tarih, 2016/17378 sayılı itiraznamesi ile, sanık hakkında yalnızca kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik olarak onama ilamının kaldırılarak, sanık hakkında haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği ve sanığın katılan …’in yaralanmasından sorumlu tutulamayacağı, … yaralanmasının saçma atar silah nedeniyle meydana geldiği ve sanığın kullandığı silahın ise 9 mm. çapında tabanca olduğu gerekçesi ile sanığın katılan …’e yönelik kasten yaralama suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile mahkeme kararının bozulması talebiyle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin 22/10/2015 tarih 2015/20474 Esas, 2015/29643 Karar sayılı onama kararının sanık hakkında kasten yaralama suçlarından verilen hükümlerle sınırlı olarak KALDIRILMASINA,
Dosya üzerinde yeniden yapılan temyiz incelemesinde;
a) Sanığın, katılanların işlettiği içkili mekanda alkol alması sonucu gelen hesaba yönelik önce itirazda bulunduğu, sonra da kredi kartını vermesine rağmen nakit ödemek istediğini ve kartını geri istediğini söylemesi üzerine şifre girmesinin istendiğini, ensesinden tutularak “hem içiyorsun hem itiraz ediyorsun, piçlik yapma, ödeyeceksin hesabı” denildiğini, şifresini girerek hesabı ödediğini, kendisine hakaret edilip tokat atıldığını, karşılık verince de birinin yüzüne ve boynuna bıçak salladığını, arkasından silah çekildiğini bunun üzerine üzerinde
bulunan ruhsatsız tabanca ile 2-3 el ateş ettiğini beyan etmesi ve sanığın adli raporunun incelendiğinde de “parmakta ve kulak memesinde kesi” olduğunun belirtilmesi karşısında sanık hakkında kasten yaralama suçlarından hüküm kurulurken, TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Katılan …’e ait … Devlet Hastanesince düzenlenen 22.02.2011 tarihli geçici rapor ve … Adli Tıp şubesince düzenlenen 11.02.2012 tarihli kati raporun incelenmesinde, katılandaki yaralanmanın “sağ ayak üzerinde 1 adet saçma tarzı giriş deliği, sol ayak bilekte iki adet saçma tanesi giriş deliği” şeklinde olduğunun belirtilmesi, olay günü sanıkta yakalanan silahın 9 mm. çapında Browning’s Patent Depose marka tabanca olduğu ve mermi attığının anlaşıldığı, bu durumda katılanın yaralanmasının saçma atan ateşli silah ile olduğunun sabit olması, sanıktan ele geçirilen tabanca ile bu yaralanmanın mümkün olmadığı, sanığın bu yaralanmadan sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden, sanığın bu suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.