Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/12260 E. 2016/5637 K. 12.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12260
KARAR NO : 2016/5637
KARAR TARİHİ : 12.04.2016

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki ziynet ve çeyiz eşyası alacağı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 12/04/2016 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden gelmedi. Karşı taraf davacı vekili Av. … geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ait ev eşyalarını, düğün, nişan takılarını ve sair ziynet eşyalarını alma fırsatı olmadan ortak konuttan kovulduğunu, Büyükçekmece 2.Aile Mahkemesi’nin 2013/1317 Esas sayılı dosyası ile boşanma davası açtığını, müvekkilinin çeyiz olarak götürdüğü eşyaların ortak konutta kaldığını, müvekkiline ait düğünde ve nişanda takılan ziynetlerin müvekkiline iadesi gerektiğini ileri sürerek müvekkiline ait ziynet eşyaları, ev eşyaları ve nakit paranın aynen iadesine, bu mümkün olmadığı taktirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000 TL bedelin(ıslahla 29.100 TL) dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında boşanma davasının devam ettiğini, davacının kendisine ait eşyaları alamadan evden kovulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının kendi rızasıyla evden ayrıldığını, davacının dava dilekçesinde talep ettiği 20 kalem çeyiz ve ev eşyalarına hiçbir itirazları olmadığını, eşyaların davacının terk ettiği evde bulunduğunu, dilediği anda kendisine teslim edileceğini, davacıya iddia ettiği kadar takı takılmadığını, takılan ziynet eşyaları ve nakit paranın taraflarca bozdurularak düğün masrafları, davacının özel üniversite masrafı, balayı masrafı ve tatil masrafı olarak kullanıldığını, kalan 2 adet bilezik, 4 adet Cumhuriyet altını, 2 adet yarım altın ve 2 adet çeyrek altının davacı tarafa istenildiği anda iade edileceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıya düğünde 3 adet 22 gram 22 ayar bilezik, 7 adet 20 gram 22 ayar bilezik, 2 adet 15 gram 22 ayar bilezik, 2 adet 10 gram 22 ayar bilezik, 6 adet cumhuriyet altını, 4 adet yarım altın, 29 adet çeyrek altın takıldığının tespit edildiği, davalının düğünde takılan altınların bir kısmının ve paranın düğün borçları, balayı tatili ve davacının eğitim masrafları için harcandığını beyan ettiği, davacıya düğünde takılan altınların kadına bağışlanmış mal hükmünde olduğu, davalının söz konusu altınların davacının izni ve rızası dahilinde harcandığını kesin olarak ispatlayamadığı, ziynet eşyaları davacıya aynen iade edilmediği taktirde altınların dava tarihi itibariyle değerinin davalı tarafça tazmin edilmesinin gerektiği gerekçesiyle ziynet eşyalarına ilişkin talebin kısmen kabulüne, davacıya ait çeyiz eşyalarının ve nakit paranın iadesi konusunda harcı yatırılarak usulüne uygun biçimde açılmış dava olmadığı anlaşılmakla bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Bir hükmün neleri içermesi gerektiği HMK’nın 297. maddesinde tek tek sayılarak ayrıntılı biçimde gösterilmiştir. Buna göre hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur.
İİK’nun 24/4.maddesi gereğince; aynen iadeye karar verilmesi halinde iade edilecek eşyaların cinsi, niteliği, özellikleri, gram ağırlığı vb. gibi özelliklerinin ayrıntılı belirtilmesi gerekir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince ziynet eşyalarının aynen iadesine karar verilmişse, hüküm fıkrası açık olmalı, duraksama yaratmamalı, hükümde aynen iadesine karar verilen ziynetlerin gram ve ayarları, bedeli açık olarak yazılmalıdır. Hükümde 3 adet 22 gram 22 ayar bilezik, 7 adet 20 gram 22 ayar bilezik, 2 adet 15 gram 22 ayar bilezik, 2 adet 10 gram 22 ayar bilezik, 4 adet cumhuriyet altını, 4 adet yarım altın ve 29 adet çeyrek altının davalı tarafından davacıya AYNEN İADESİNE, bu mümkün olmadığı taktirde altınların karşılığı olan 27.944 TL alacağın 2.000 TL alacak yönünden dava tarihinden itibaren ve ıslahla artırılan 25.944 TL alacak yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, ziynet eşyalarının bedellerinin ayrı ayrı yazılmaması doğru görülmemiştir.
Ne var ki; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasında yer alan “3 adet 22 gram 22 ayar bilezik, 7 adet 20 gram 22 ayar bilezik, 2 adet 15 gram 22 ayar bilezik, 2 adet 10 gram 22 ayar bilezik, 4 adet cumhuriyet altını, 4 adet yarım altın ve 29 adet çeyrek altının davalı tarafından davacıya AYNEN İADESİNE, bu mümkün olmadığı taktirde altınların karşılığı olan 27.944 TL alacağın 2.000 TL alacak yönünden dava tarihinden itibaren ve ıslahla artırılan 25.944 TL alacak yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE” ifadelerinin çıkarılarak yerine ” 3 adet 22 gram 22 ayar bilezik(5.214,00TL), 7 adet 20 gram 22 ayar bilezik(11.060,00TL), 2 adet 15 gram 22 ayar bilezik(2.370,00TL), 2 adet 10 gram 22 ayar bilezik(1.540,00 TL) , 4 adet cumhuriyet altını(2.312,00TL), 4 adet yarım altın(1.156,00 TL) ve 29 adet çeyrek altının(4,292,00TL) davalı tarafından davacıya AYNEN İADESİNE, bu mümkün olmadığı taktirde altınların karşılığı olan 27.944 TL alacağın 2.000 TL alacak yönünden dava tarihinden itibaren ve ıslahla artırılan 25.944 TL alacak yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE” ifadelerinin yazılarak hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.