Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/6962 E. 2016/11589 K. 09.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6962
KARAR NO : 2016/11589
KARAR TARİHİ : 09.05.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelen sanık müdafinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’ nın 53. maddesindeki 1., 2., ve 4. fıkralarındaki bazı hükümlerin iptal edildiği ancak bu hususun infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm ile sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelen sanıklar müdafilerinin ve sanık …’ ın temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde;
a) Sanık …’ ın mahkemece alınan savunmasında olay günü mağdur …’ nin kendisine küfrettiğini ve dayanamayarak mağdura vurduğunu beyan etmesi, mağdurun mahkemece alınan beyanında borç para meselesinden kaynaklı olayda sanık …’ ın kız kardeşine küfrettiğini beyan etmesi, sanık … ile diğer sanık …’ ın amca çocukları olduğunun belirtilmesi, mahkemece dinlenen tanık …’ın 20.06.2014 tarihli beyanında olay günü işi gereği mezarlıkta bulunduğunu , bir ses gelmesi üzerine sesin geldiği yere doğru gittiğini, üç kişinin bir arada olduğunu, iki kişinin tartıştığını üçüncü kişinin onlara hiç karışmadığını, tartışan kişilerin birbirlerine karşılıklı hakaret ettiklerini beyan etmesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı karşısında sanık … hakkında kasten yaralama suçu bakımından 5237 sayılı TCK’ nın 29/1. maddesince haksız tahrikin uygulanıp uygulanamayacağının karar yerinde açıkça tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanık …’ ın savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemesi aksine sanık … ile mağdurun kavga ettiğini ve kendisinin araya girmeye çalıştığını ancak sanık …’ ın kendisine de vurduğunu beyan etmesi, mağdurun Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 24.09.2013 tarihli beyanında sanık …’ ın bu yöndeki savunması ile benzer beyanlarda bulunması ve sanık …’ ın kendisine yönelik bir saldırısı olmadığını dile getirmesi ve mahkemece dinlenen tanık …’ ın 20.06.2014 tarihli beyanında olay günü işi gereği mezarlıkta bulunduğunu , bir ses gelmesi üzerine sesin geldiği yere doğru gittiğini, üç kişinin bir arada olduğunu, iki kişinin tartıştığını üçüncü kişinin onlara hiç karışmadığını bildirmesi karşısında sanık …’ ın diğer sanık … ile beraber hırsızlık suçu bakımından fikir ve eylem birliği içerisinde bulunduğunu gösterir ve atılı suçtan cezalandırılmasını gerektirecek niteklikte her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delilin elde edilememesi karşısında sanık … hakkında 5271 sayılı CMK’ nın 223/2-e maddesince beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
c) Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’ nın 53. maddesindeki 1., 2., ve 4. fıkralarındaki bazı hükümlerin iptal edilmesi karşısında TCK’nin 53. maddesinin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar müdafilerinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak  BOZULMASINA,  09.05.2016 günü oybirliği ile karar verildi.