Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8396 E. 2016/5796 K. 13.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8396
KARAR NO : 2016/5796
KARAR TARİHİ : 13.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dava dilekçesinde; vasiyetnamenin yapıldığı tarihte 88 yaşında olan annesi …’nın görme özürlü olduğunun resmi vasiyetnameyi tanzim eden memur tarafından “görme özürlü olduğunu anladığım” şeklindeki ifadesi ile belirttiğini, bunun annesinin okuma ve yazması olmadığının teyidi olduğunu, vasiyetnamenin TMK.nun 535.maddesine göre düzenlenmesi gerektiğini, miras bırakanın düzenlenen vasiyetnamenin son arzularına uygun olduğunu beyan etmesinin yeterli olmadığını, tanıkların da miras bırakanın kendi önlerinde beyanda bulunduğunu ve onu tasarrufa ehil gördüklerini ifade edip vasiyetnamenin kendi yanlarında resmi memur tarafından miras bırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini de belirtmeleri ve bu beyanların altını imzalamaları gerektiğini, bunlardan birinin eksik olması vasiyetnameyi geçersiz kılacağını, tanıkların vasiyetnamenin miras bırakana kendi yanlarında resmi memur tarafından okunduğuna ilişkin bir beyanlarının bulunmadığını, dolayısı ile vasiyetnamenin kanunda açıklanan şekil kurallarına uygun olarak yapılmadığını ileri sürerek; 22.Noterliği’nce düzenlenen 25.07.2011 tarih 19466 yevmiye numaralı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, cevap dilekçelerinde; davanın süresinde açılmadığını, murisin görme engeli bulunmadığını, vasiyetnamenin şekil şartlarına haiz olduğunu, hukuken bir eksiklik bulunmadığını, murisin görme engeli olmadığı gibi vasiyetname yapmaya da ehil olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıdığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak,…’ nin (kayyım), davalı küçük …’ yı bu davada temsiline ilişkin temsil yetkisi olmadığı halde; lehine vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulması doğru değil ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hüküm fıkrasının 4. maddesindeki “Davalılar …, … ve kayyum… kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince davalı …, … ve kayyum … vekillerine takdir edilen 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” şeklindeki ifadenin çıkarılarak yerine “Davalılar … ve … kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince takdir edilen 1.500.00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine” ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.