Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/33050 E. 2016/11610 K. 09.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33050
KARAR NO : 2016/11610
KARAR TARİHİ : 09.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında, müştekiler … ve …’yu basit kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mahkemece olay tarihinde müşteki ve yanındakilerin sanık ve yanındakiler ile karşılaştıkları sırada ilk önce müşteki tarafın sanık tarafına saldırıda bulundukları ve ilk haksız hareketin karşı taraftan kaynaklandığı gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca yarı oranında tahrik indirimi yapılmış ise de, dosya kapsamına göre, sanık ve müştekinin aralarında bulunduğu gruplar arasında çıkan kavgada, müştekinin sanığı, sanığın da müştekiyi yaraladığı ve dosya kapsamındaki delillerden ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığı anlaşılamamakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı ve Ceza Dairelerinin duraksamasız uygulamaları da dikkate alınarak, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belli olmayan olayda, 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerekirken yazılı şekilde yarı oranında haksız tahrik indirimi yapılmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından, yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında, müşteki …’i kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Mahkemece sanık ve yanındakilerin müşteki ve yanındakilerle olay yerinde karşılaştıklarında karşı tarafa saldırıda bulundukları ve ilk haksız hareketin sanık ve yanındakilerden kaynaklandığı gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca haksız tahrik hükümleri uygulanmamış ise de, dosya kapsamına göre, sanık ve müştekinin aralarında bulunduğu gruplar arasında çıkan kavgada, müştekinin sanığı, sanığın da müştekiyi yaraladığı ve dosya kapsamındaki delillerden ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığı anlaşılamamakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararı ve Ceza Dairelerinin duraksamasız uygulamaları da dikkate alınarak, sanığın ilk haksız hareketin karşı taraftan geldiği yönündeki savunmasının aksinin ispatlanamaması durumunda şüpheli kalan bu halin sanık lehine yorumlanarak, hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari hadden haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.