YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8163
KARAR NO : 2016/5769
KARAR TARİHİ : 13.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin abonesi olduğunu, davalı tarafından kötüniyetli olarak sayacın yanlış ölçülmesi neticesi sonucunda tahakkuk eden bedelin müvekkilin hesabından otomatik ödeme olarak alındığını, bu bedelin tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya gerekli ödemenin yapıldığını, davanın konusuz kaldığını belirterek, bu kapsamda davanın sonuçlandırılmasını istemiştir.
Mahkemece; icra takibinin asıl alacak yönünden konusuz kalması nedeniyle davanın reddine, takibin likit alacağa ilişkin olduğu gerekçesiyle asıl alacağın % 20 si oranında 514,32 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, ticarethane-büro-yazıhane abonelik sözleşmesinden kaynaklanan fatura bedelinin sehven tahsilinden kaynaklanan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde; “Mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti, satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri, tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Dosyanın incelenmesinde; mahkemece tensip tutanağındaki ara kararla davaya Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla bakılmasına karar verildiği, gerekçeli kararında Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla verildiği görülmektedir.
Ayrıca; taraflar arasında ticarethane abonelik sözleşmesi imzalanmış olup, dava konusu fatura, davacının işletmekte olduğu işyerine ait “ticarethane-büro-yazıhane” için düzenlenmiştir. Bu bağlamda davacı tüketici olmadığı gibi dava konusu Tüketici Yasası kapsamında kalmadığı anlaşıldığından, davanın tüketici mahkemesinde görülmesi doğru olmayıp, Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir.
Hal böyle olunca mahkemece; davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması gerekirken, Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.