Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2016/4118 E. 2016/6079 K. 08.03.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4118
KARAR NO : 2016/6079
KARAR TARİHİ : 08.03.2016

Kasten yaralama suçundan müşteki sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/3 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince hapis cezasının tamamının ertelenmesine dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 29/12/2011 tarihli ve 2010/545 esas, 2011/935 sayılı kararını müteakip, sanık müdafiisince karardaki maddi hatanın düzeltilerek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin lehe bozma kararından müvekkilininde yararlandırılmasına yönelik talebi hakkında, sanığın neticeten 11 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına olarak kararın tashihine, lehe bozma kararının sanığa uygulanması kanun yararına bozma yolu ile giderilebileceğinden bu hususta gerekli işlemlerin yapılması için dosyanın … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin aynı Mahkemenin 17/06/2015 tarihli ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair … Ağır Ceza Mahkemesinin 14/07/2015 tarihli ve 2015/1324 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 09.12.2015 tarih ve 2015/25996 – 81565 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.01.2016 tarih ve 2015/411755 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 03/07/2014 tarihli ve 2014/12538 esas, 2014/23617 karar sayılı ilamında “….hükmün lehe bozulması halinde, 1412 sayılı CMUK’un 325. maddesi uyarınca, bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunamamış olan sanıklara da uygulanmasının mümkün olması halinde, sirayet yoluyla hükmün bozulmasından hükmü temyiz etmeyen sanığın da istifade ettirilmesi gerekeceği, kanuni bir zorunluluk olan sirayetin Yargıtay bozma ilamında işaret edilmemesinin de sonuca etkili olmayacağı…” şeklinde belirtildiği üzere, hükmü süresinden sonra temyiz eden müşteki sanık …’ın hükmü temyiz eden diğer sanıklar hakkında verilen lehe bozma kararından istifade ettirilerek mahallinde mahkemesince yeniden karar verilebileceği düşünüldüğünden, merciince itirazın belirtilen nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma isteminin kapsamına, talebin niteliğine ve daha önce Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 20.04.2015 tarih ve 2013/3195 Esas, 2015/27405 sayılı bozma kararı olmasına göre, 26.02.2016 tarihli ve 29636 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 12.02.2016 gün ve 2016/1 sayılı kararının “Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümüne İlişkin Ortak Hükümler” kısmı ve 6545 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik Yargıtay Yasasının 14. maddesi uyarınca işin incelenmesi Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesine ait olduğundan, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE; dosyanın incelenmek üzere ilgili daireye GÖNDERİLMESİNE; 08.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.