Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/4640 E. 2016/5490 K. 11.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4640
KARAR NO : 2016/5490
KARAR TARİHİ : 11.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki nafaka artırımı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde ,… 2. Aile Mahkemesi’nin 2013/160 Esas ve 2013/150 Karar sayılı ilamı ile müşterek çocuk 2003 doğumlu Hakan ve 2007 doğumlu Volkan için ayrı ayrı 200’er TL iştirak nafakasına hükmedildiğini; aradan geçen zamanda takdir edilen nafakaların ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığını bu nedenle,iştirak nafakasının her bir çocuk için 350 TL’ye çıkartılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen nafakanın fahiş olduğunu, bu nedenle davanın reddini istemiştir
Mahkemece ;davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının gelirinin olmadığı, müşterek çocukların masraflarının fazla olduğu, günün ekonomik koşullarında mevcut nafakaların yetersiz kaldığı gerekçesi ile müşterek çocuk 2003 doğumlu Hakan ve 2007 doğumlu Volkan’ın her biri için aylık 200’er TL iştirak nafakasının ,dava tarihinden itibaren 235 TL’er TL yükseltilmesine ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, iştirak nafakasının artırılması istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan … 9/2 maddesinde; ”Nafaka davalarında reddedilen kısım için avukatlık ücretine hükmedilemez.” düzenlemesi yer almaktadır.
O halde; mahkemece, yukarıda ifade edilen madde hükmü gözetildiğinde davalı vekili lehine tarifeye göre 1.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile belirtilen hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün 6. fıkrasında yazılı bulunan “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden,… gereğince, 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ifadelerinin hüküm metninden çıkarılmak suretiyle hükmün HUMK’nun 438/VII.maddesi gereğince düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.