Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/9542 E. 2016/5811 K. 14.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9542
KARAR NO : 2016/5811
KARAR TARİHİ : 14.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; …Belediyesinin kendi mülkiyetinde bulunan yeşil alan parkta müvekkili kuruma aboneliği olmadan kayıtsız su sayacı takarak kaçak su kullanıldığını, davalı aleyhine müvekkili kuruma ödenmeyen 31.8.2012 tarih ve 2012/4175 sayılı kaçak su kullanma tutanağı ile ilgili olarak 14 İcra Müdürlüğünün 2013/290 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, borçlu kurumun yapılan takibe itirazı üzerine takibin durduğunu; itirazın iptali ile icra takibinin devamına, % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; bu yerin belediyeye ait park ve bahçeler envanterinde bulunmadığını davacı kurumun iddialarının asılsız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı hakkında kaçak su tutanağı düzenlenmiş ise de,dava konusu yeşil alanın …Belediyesine ait park olarak kullanılmadığı ve belediye envanterinde böyle bir parkın varlığının olmadığı gibi dinlenen tanık… ‘ın açık anlatımına göre 1989 yılından itibaren burada yapılaşma bulunduğu, sokak üzerinde bulunan evlerin karşısında kalan boşluğu ağaçlar dikilip sulandığı, kooperatifin faaliyeti sona erince de dikilen ağaçların komşular tarafından bahçelerinden temin edilen su ile sulandığı ve 2004 yılında da kooperatifin yaptığı su şebekesini ‘ye devrettiklerini ve ağaçların tanker ile sulanmaya başlandığını, ‘nin kör tıpa takarak su akışını engellemesine rağmen zaman zaman komşuların kör tıpayı açarak ağaç suladıklarını beyan etmiş ise de, bu eylemlerin davalı ile ilgisinin bulunmadığı bu nedenle de davalıya husumet yüklenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; sözkonusu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık kaçak su tahakkukuna vaki takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından; fiili kullanıcının tesbiti, bu bağlamda mahkemece, düzenleme ortaklık payı devirlerine ilişkin belgelerin, kaçak su tesisatının bulunduğu mahalle ilişkin envanter kayıtlarının celbi, kaçak su kullanıldığı iddia edilen yere ilişkin 1/1000 lik imar planı getirtilmek suretiyle, zabıt mümzi tanıklar fen bilirkişisi ve inşaat mühendisi refakatiyle keşif yapılmak suretiyle kaçak su tesisatının bulunduğu yerin imar planı üzerindeki konumu saptanmalı, bu alanın sorumluluğunun Belediyeye mi, kooperatife mi ait olduğunun tespitinden sonra; davalının sorumluluğu cihetine gidilecekse; Tarifeler Yönetmeliğinin Tutanak tarihinde yürürlükte olan hükümleri uyarınca saptanması suretiyle davacının davalıdan istemekte haklı olduğu alacak miktarının tespiti gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.