YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4980
KARAR NO : 2016/5532
KARAR TARİHİ : 11.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit-manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin kahvehane işlettiğini, aboneliğinin olduğunu, 30.12.2013 tarihinde davalı şirket görevlilerinin 295,44 TL kaçak tahakkuk ile 1.261,38TL kaçak ek tahakkuk yaptığını ancak kaçak kullanımın söz konusu olmadığını belirterek 1.556,82 TL’ye yönelik faturanın iptali ile borçlu olmadığının tespitine ,ayrıca müvekkilinin isnat edilen suçlamadan dolayı toplum içinde rencide olduğunu belirterek müvekkili lehine 5.000TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalı kurum tarafından kaçak tahakkuku ve kaçak ek tahakkuk yapılmış ise de, sayacın kontrolü sırasında davalı kurum görevlileri tarafından düzenlenmiş bir kaçak tespit tutanağının bulunmadığı, davacının tahakkuk tarihi öncesi ve sonrasına ait tüketimleri ile kurulu güce göre hesaplanan tüketim değerlerinin orantılı olduğu, kaçak tespit tarihinde harici faz olduğu iddia edilen kablonun ne şekilde geçtiğinin, hangi cihazları beslediğinin tespit edilmediği, keşif esnasında bacadan inen ve harici faz olduğu iddia edilen kablonun, sayaçtan geçtiği ve duvarda bulunan şalter üzerinden damda bulunan klima dış ünitesini beslediği, davacının işyerinde kaçak elektrik kullanmadığı belirtilerek, borçlu olmadığının tespitine ayrıca davacının kaçak elektrik kullanmadığı halde davalı kurum tarafından işlem yapılmasının davacıyı rencide ettiği ve toplum içinde küçük düşmesine sebebiyet verdiği belirtilerek, 1.556,82 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesinde;
”Gerçek veya tüzel kişilerin;
a) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması,kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda; davacı hakkında davalı elektrik şirketi tarafından düzenlenen 13.12.2013 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında abonenin bacadan bir üçlü priz indirerek harici faz nötr kullandığının tespit edildiği belirtilmiştir.
Kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir. Mahkemenin davacı hakkında kaçak tespit tutanağı bulunmadığı yönündeki tespiti doğru görülmemiştir.
O halde mahkemece, dosyanın konusunda uzman bilirkişiye verilerek kaçak elektrik bedelinin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. ve 15. maddeleri ve yönetmeliğinin atıf yaptığı tarafından yayımlanan “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar Başlıklı 29.12.2005 tarih ve 622 sayılı kararın 1-A, 1-B ve 1- C maddeleri uyarınca değerlendirme yapılarak rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca davacı hakkında kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenerek tahakkuk yapılmış olması karşısında manevi tazminat koşulları oluşmadığı dikkate alınarak davacının manevi tazminat isteminin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.