YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15988
KARAR NO : 2016/5474
KARAR TARİHİ : 11.04.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kaçak elektrik kullandığını, müvekkili şirketin, kaçak elektrik bedelinin tahsili için…İcra Müdürlüğü’nün 2006/5793 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine 11.810.87 TL toplam alacak miktarı üzerinden icra takibi yaptıklarını, davalının düzenlenen ödeme emrine itiraz ettiğini, itirazın yersiz olduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağının %40 dan az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, davalının dava konusu…İcra Müdürlüğü’nün 2006/5793 Esas sayılı takip dosyasına itirazın kısmen iptali ile 5.819,34 TL asıl alacak ile 618,30 TL işlemiş faizi ile toplam 6.437.64 TL üzerinden takibin devamına ve asıl alacağın yüzde 40’ına karşılık gelen icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen bedelin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Ancak, İİK. 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatına, işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu, yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, mahkemenin borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ile takip tarihine göre itiraz olunan alacağın likid (muayyen)-belirli olup olmadığına bakmak gerekir. Likit alacaklarda alacak miktarı belirlidir. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. İİK 67/2.madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ….2008.İst.sh.230-231).
Somut olayda, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, dava konusu kaçak elektrik bedelinin belirlenmesinin yargılama ve bilirkişi incelemesi gerektirdiği, alacağın likit ve muayyen olmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece; icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değilse de, belirtilen hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 3. fıkrasında yazılı bulunan “Dava tarihi itibariyle asıl alacak miktarı üzerinden %40 oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin çıkarılarak, yerine “davacının icra – inkar tazminatı talebinin reddine” sözlerinin yazılması suretiyle hükmün HUMK’nun 438/VII.maddesi gereğince düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.