Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/8620 E. 2016/5397 K. 07.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8620
KARAR NO : 2016/5397
KARAR TARİHİ : 07.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesi ile; davalı hakkında tarımsal sulamada kaçak elektrik tüketimi nedeniyle 23.08.2011 tarih ve T/014202 numaralı ve 18.07.2011 tarih ve T/06082 numaralı kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, tutanaklar gereğince 15.11.2011 tarihli 6.376,38 TL ve 19.07.2011 tarihli 4.882,24 TL bedelli faturalar düzenlendiğini ve tebliğ edildiğini, ve müvekkili davacı hakkında 12. İcra Müdürlüğünün 2011/11487 sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazıyla takibin durdurulduğunu beyanla haksız itirazın iptali ile % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, tespit tutanaklarının taraflı olduğunu, davalının çok yaşlı olup, yüksek gerilim hattına sahip tesisata kaçak sayaç takmasının ve tarımsal sulama yapmasının imkansız olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davalı kurum görevlileri tarafından düzenlenen kaçak elektrik zaptında; abone olmaksızın tarımsal sulama amacıyla sayaçsız kaçak elektrik kullanıldığı ve kaçak zaptı tutularak enerjisi kesilen mahalde mührü kırarak kaçak kullanımda bulunduğu tespit edilerek, davalı hakkında kaçak tespit tutuanağı doğrultusunda kaçak tahakkuku yapılmıştır.

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanuna dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13. maddesine göre; ”Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi” kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edilmiş, 15. madde hükmünde de; kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Somut olayda; abone olmaksızın (sayaçsız) ve mühür kırarak tarımsal sulamada 13. Madde kapsamında kaçak elektrik tüketiminde bulunulduğu sabitttir.
Mahkemece; “davalının yaşlı olduğu ve tarımsal faaliyet yapamayacak derecede rahatsız olduğu iddia edilmiş ise de, tarımsal sulama yapılan tarlanın davalı adına kayıtlı olduğu, davalı adına çocukları tarafından tarlanın kullanıldığı, tutanak tutulduğu sırada fiili kullanıcının tespit edilemediğinden taşınmazın maliki adına tutanak düzenlendiği, düzenlenen tutanağın usulüne uygun olduğu, dinlenen tutanak mümzilerinin yeminli beyanlarından anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; kaçak zaptının ilişkin olduğu taşınmazın tutanak tarihinde fiili kullanıcısının kim olduğu hususları araştırılıp saptanmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; öncelikle, tutanak tarihi itibariyle taşınmazın fiili kullanıcısının kim olduğunun muhtarlık ve zabıta araştırması yoluyla saptanması; tutanak tarihi itibariyle kaçak kullanıma konu taşınmaza ilişkin Çiftçi Kayıt Sistemi kayıtlarının celbi ve bozma öncesi dinlenen tanık beyanlarının birlikte değerlendirilerek kaçak elektrik kullanma fiilinin kim tarafından işlendiğinin şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Oluş ve kabule göre de, mahkemece hükme esas alınan, bilirkişi raporunda kaçak hesabı yapılırken, iletim, dağıtım ve perakende satış hizmeti bedellerinin ilave edildiği görülmektedir.
Uyuşmazlık; iletim, dağıtım ve perakende satış hizmeti bedellerinin, kaçak tahakkuk bedeline ilave edilip edilmeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu; 21/05/2014 gün ve 2013/7-2454 Esas, 2014/679 Karar sayılı kararı ile; elektrik enerjisini kaçak kullanmayan abonelerden kayıp-kaçak bedeli alınamayacağı içtihadında bulunmuştur. Dairede Genel Kurul kararındaki ilkeleride benimseyerek, kayıp-kaçak bedeli yanında, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedellerinin de dağıtım şirketleri tarafından elektrik abonelerinden alınamayacağına karar vermiştir. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 21/03/2003 tarih 122 sayılı ve 29/12/2005 tarih 622 kurul kararlarına göre; kaçak elektrik enerjisi kullananlara, (kaçak bedeli tahakkukunun) dahil olduğu abone grubu üzerinden aktif enerji bedelinin (1,5) katı olarak, tekerrürü hâlinde ise (2) katı gözönüne alınarak hesaplanacağı hüküm altına alınmıştır. ‘nun bu kararından da anlaşıldığı üzere kaçak kullanımlarda kaçak tahakkuku normal kullanım bedelinin (1,5) katı, kaçak kullanımın tekrarı hâlinde ise (2) katı olarak hesaplanmaktadır.
Elektriği kaçak kullananlar kurul kararı gereğince, kaçak bedelini cezalı bedel üzerinden ödemektedirler. O hâlde elektriği kaçak olarak kullanmayan abonelerin ödemediği bedelleri, daha yüksek (cezalı) tarife üzerinden ödeyen kaçak kullanıcılardan tahsil etmek; hak, nesafet, eşitlik ve genel hukuk ilkeleri bağdaşmaz. Söz konusu bedellerin elektriği kaçak kullananlardan alınmaması kaçak kullanımı teşvik veya kaçak elektrik kullananları koruma gibide algılanamaz. Zira, kaçak kullananlar zaten daha yüksek tarife üzerinden kaçak elektrik bedeli ödemektedirler.
Hâl böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek, daha yüksek tarife üzerinden hesaplanan kaçak tüketim bedeli yanında, dağıtım, iletim ve perakende satış hizmeti bedellerinin tahsil edilemeyeceği kabul edilip, kaçak tahakkukuna; dağıtım, iletim ve perakende satış hizmeti bedelleri dahil edilmeden, Yargıtay denetimine açık ve bilimsel verilere uygun şekilde bilirkişiden alınacak ek rapor doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, aksine gerekçelerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.