YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2454
KARAR NO : 2016/5190
KARAR TARİHİ : 05.04.2016
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki geçici abonelik tesisi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı dilekçesinde; İli… İlçesi… Mahallesi H..da 9 parsel) adresindeki bağımsız bölümün maliki olduğunu, davalı idarece binanın müteahhidi tarafından iskan işlemlerinin tamamlanmadığı gerekçesiyle abonelik verilmediğini belirterek, mağduriyetinin giderilmesi açısından abonelik tesisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; ”…İmar Kanunu geçici 11.Md’si Ek: 09/07/2008 tarih 5784 sayılı maddesi gereğince su aboneliği tesisi yönünden inşaat tamamlama seviyesinin %90-%92 aralığında olduğu, binanın tamamının bitirilemediği, yasa gereğince geçici su abonelik tesisi için yasal şartlar oluşmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun Yapı Kullanma İzni başlıklı 30. maddesinde; “Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için inşaat ruhsatını veren belediye… ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir” denilmektedir. Yine aynı kanunun Kullanma İzni Alınmamış Yapılar başlıklı 31. maddesinde de; “İnşaatın bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılarda izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak, kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir.” hükmü bulunmaktadır. Açıklanan madde hükümleri birlikte değerlendirildiğinde yapı kullanma (iskan) izni verilmeyen veya alınmayan yapıların izin alınıncaya kadar belediye hizmetlerinden ve tesislerinden faydalanamıyacakları açıktır.
Hal böyle iken, yasa koyucu; ülkemizde, yapı (inşaat) ruhsatı alınmış olup, buna rağmen yapı kullanma (iskan) izni alınmamış birçok yapının bulunması nedeniyle yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere, 3194 sayılı İmar Kanununa 5784 sayılı yasanın 25. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesi ile bir istisna getirmiştir. 26.07.2008 tarihinde yürürlüğe giren bu madde; “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olup, kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılara; yol, elektrik, su, telefon, kanalizasyon ve doğalgaz gibi altyapı hizmetlerinden birinin veya birkaçının götürüldüğünün belgelenmesi halinde, ilgili yönetmelikler doğrultusunda fenni gereklerin yerine getirilmiş olması ve bu maddenin yayımı tarihinden itibaren başvurulması üzerine, kullanma izni alınıncaya kadar ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak, geçici olarak su ve/veya elektrik bağlanabilir. Bu kapsamda, ilgili belediyeden dağıtım şirketlerine elektriğin kesilmesi talebinin söz konusu olması halinde, aboneliği iptal edileceğinden, su ve/veya elektrik bağlanması herhangi bir kazanılmış hak teşkil etmez. Ancak, yapı (inşaat) ruhsatı alınmış ve buna göre yapılmış olma şartı 12/10/2004 tarihinden önce yapılmış olan yapılarla ilgili olarak uygulanmaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce yapılan abonelikler de ait olduğu gruba dönüştürülür.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu binanın, yapı kullanma (iskan) ruhsatınının bulunmadığı, yapı (inşaat) ruhsatının 14.09.2007 tarihli olduğu, abonelik tesisi istenen dairenin doğalgaz aboneliği bulunduğu konularında ihtilaf bulunmamaktadır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, abonelik tesisi istenen dairenin bulunduğu binanın inşaat tamamlama seviyesinin %90-92 aralığında olduğu, binanın ortak alanlarında bir takım eksiklikler olduğu belirlenmiştir. Dava konusu daire yönünden abonelik tesisi için bir eksiklik olduğu yönünde bir tespit bulunmamaktadır.
Öte yandan, Tarifeler Yönetmeliği’nin 30/d maddesinin yollamasıyla, anılan Tarifenin “Abonelik türleri” başlıklı 6/h maddesi,
“…Abonelerin gruplandırılmasıyla, tarifelerin uygulama esasları aşağıda açıklanmıştır.
Geçici aboneler:
…
Yapı ruhsatı bulunup da, elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedeninin;
-Sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması halinde tüm bağımsız bölümlere,
-Binanın tamamından kaynaklanmayıp, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması halinde, bu aykırılığın binanın taşıyıcı unsurlarını etkilemeyen ve teknik açıdan tamamında oturulmasında sakınca olmadığının belgelenmesi şartıyla yapı ruhsatına uygun bağımsız bölümlerine,
-Binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde tüm bağımsız bölümlere,
Yapı Kullanma İzni Belgesi alınıncaya kadar geçici olarak, kullanım türüne göre su verilen aboneliklerdir…” hükmünu içermektedir.
Buna göre, yapı ruhsatı bulunup da elektrik, doğalgaz ve telefon gibi kamu hizmetlerinin en az birinden yararlandığını ispatlamak koşuluyla, yapı kullanma izni için ilgili kuruma başvurulduğu halde izin verilmeme nedenlerinin; sigorta prim veya vergi borçlarından kaynaklanması, binanın bazı kısımlarının yapı ruhsatına aykırı olması, binanın oturulan bölümleriyle ilgili olmayıp çevre düzenlemesi gibi eksikliklerden kaynaklanması halinde, geçici abonelik yapılacağı kabul edilmiştir.
Hal böyle iken, abonelik tesisi istenen dairenin bulunduğu binanın yapı ( .. ) ruhsat tarihinin 14.09.2007 tarihi olması, dava konusu dairede doğalgaz aboneliğinin de bulunuyor olması, bu şekilde davacının belediyecilik hizmetlerinden yararlanıyor oluşu, dava konusu binada bulunan eksikliklerin binanın tamamından kaynaklanmadığı, mevcut eksikliklerin binanın oturulan bölümleriyle ilgisinin bulunmaması, dava konusu daire yönünden su aboneliği tesisi için bir eksikliğin tespit edilmemiş olması, ayrıca aynı binadaki 30 ve 31 nolu dairelerin geçici su abonelikleri hakkında verilen kabul kararlarının Dairemizce onanmasına karar verilmesi karşısında, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.