Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2015/6584 E. 2016/5418 K. 07.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6584
KARAR NO : 2016/5418
KARAR TARİHİ : 07.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(TİCARET) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalı tarafından tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkamece, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile davacının 100.000,00 TL talepli davasının (31.550 + 3.367,07= 34.917,07 TL) 34.917,07-TL kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin (50.950+14.132,93 = 65082,93 TL) 65.082,93 TL kısmının reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 321/2.md uyarınca kararın tefhimi mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hallerde hakim bu durum sebebini de tutanağa eklemek suretiyle sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir.
Somut olayda, kısa kararda sadece ” davanın kısmen kabulüne “şeklinde hüküm kurulmuştur. Gerekçeli kararın hüküm kısmında ise” davanın kısmen kabulü ile davacının 100.000,00 TL talepli davasının (31.550 + 3.367,07= 34.917,07 TL) 34.917,07 TL kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin (50.950+14.132,93 = 65082,93 TL) 65.082,93 TL kısmının reddine ” şeklinde ayrıntılı açıklama yapılmıştır.
Kısa karar 6100 sayılı HMK’nun 321/2 md. göre hüküm özetini içermediği gibi, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
10.4.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
6100 sayılı HMK 321/2.md uyarınca kısa karar hüküm özetini içermesi gerekirken içermediği gibi anılan içtihadı birleştirme kararına göre kısa kararla bağlı olarak ve dosya münderecatına göre vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.