Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/29832 E. 2016/10531 K. 26.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/29832
KARAR NO : 2016/10531
KARAR TARİHİ : 26.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … hakkında katılana karşı kasten yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5271 sayılı CMK’nin 223/2-e maddesinin uygulama maddesi olarak gösterilmemesi mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, katılanın aşamalarda alınan istikrarlı beyanlarında, olay günü sanık …’nın önünü keserek kaçmasına ve kendisini savunmasına engel olduğunu, bu sırada diğer sanık Şuayip’in kendisini bıçakla yaraladığını iddia etmesi, tanık …’in soruşturma aşamasında alınan beyanında, sanık …. ile birlikte 2-3 kişinin daha markete girerek katılanı yere yıkıp darp etmeye başladıkları sırada polislerin gelerek olaya müdahale ettikleri şeklindeki beyanı, polis memurlarınca tutulan olay tutanağına göre de, sanık Şuayip ve sanık …’nın market içinde katılanı sıkıştırdıklarının belirtilmesi karşısında, beyanlarına başvurulmasına karar verildiği halde tutanak tanıkları Murat Çağlar, Ahmet Kanlı ve Ö. Savaş Özdemir dinlenilmeden ve olaya ilişkin görgüye dayalı bilgi sahibi olduğu anlaşılan tanık …’in sanık …’nın eylemi yönünden daha ayrıntılı şekilde beyanı alınmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
3) Sanık … hakkında katılana karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre; olay günü sanığın önce bıçak savurarak katılanı yaralamaya teşebbüs ettiği, devamında ise elindeki bıçakla katılanı kovalayarak, araya giren ve engel olmaya çalışan polis memurlarına rağmen market içinde katılanı yakaladığı ve iki yerinden hayati tehlike geçirmeyecek ve basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı olayda, sanığın eylemlerinin iki ayrı suç yerine bir bütün olarak tek suç oluşturacağı ancak, 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu ve meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre TCK’nin 86/1. maddesi gereğince temel cezaya hükmedilirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Hakkındaki uzun süreli hapis cezası ertelenen sanığın, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.04.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.