Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2016/2146 E. 2016/3441 K. 25.02.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2146
KARAR NO : 2016/3441
KARAR TARİHİ : 25.02.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tanıma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek, … Scharding Bölge Mahkemesinin 15.03.2010 tarihinde kesinleşen boşanma ilamının tenfizi ile boşanmalarına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacı tarafından usuli eksiklikler giderilmediğinden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 53. maddesinde, tenfiz dilekçesine eklenecek belgeler belirtilmiş olup, bu hükme göre yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesi, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke mahkemelerince usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin dilekçeye eklenmesi zorunludur. Davacı tarafından, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca onanmış aslı, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke mahkemelerince usulen onanmış belge sunulmuş, mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi de bu belgelerin tercümesini yapmıştır. Davalı, boşanma kararında taraflar arasında yazılı anlaşma yapıldığının yazılı olduğunu, ancak bu anlaşmanın aslının ve onaylı suretinin dosyada bulunmadığını, anlaşma da yer alan nafaka hükmünün de tenfiz de yer alması gerektiğini savunmuş, mahkeme de 03.02.2015 tarihli oturumda, protokolün onaylı sureti ve tercümesi ile, ilamdaki konsolosluk onayının tamamlanması için davacı vekiline kesin süre verilmiştir. Yabancı mahkeme ilamında tarafların boşanmanın sonuçları üzerine yazılı anlaşma yaptıkları belirtilmiş, ancak anlaşmanın boşanmanın eki niteliğinde bulunduğu belirtilmediği gibi, protokol hükümleri de karar da gösterilmemiştir. Bu sebeple, protokolün onaylı aslı ve tercümesinin dosyaya sunulmaması sonuç doğurmayacaktır. Yabancı mahkeme ilamının sunulan tercümesinde konsolosluk onayının bulunmaması da, mahkemece bilirkişiye ilamın tercümesinin yaptırılmış olması nedeniyle eksiklik olarak kabul edilemez. Davanın esasının incelenerek, sonucu uyarınca hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 25.02.2016 (Prş.)