Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2016/4714 E. 2016/6158 K. 20.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4714
KARAR NO : 2016/6158
KARAR TARİHİ : 20.04.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK(AİLE) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki yardım nafakası davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin reşit olup,… …. Fakültesinde öğrenci olduğunu, aylık masrafının 800 TL’ye ulaştığını, davalı olan babasının taksicilik yapmakta olduğunu, gelir durumunun iyi olduğunu belirterek aylık 800 TL nafakanın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile; oğlunun talep ettiği nafaka bedelini ödeyecek durumunun olmadığını, taksisi ile elde ettiği gelirin günlük 20 TL olduğunu, aracının hacizli ve rehinli olması nedeniyle hacizlerden dolayı aracınında zaman zaman bağlandığını ve çalışamadığını, davacının annesinin… Sanayiinde çaycılık işinde çalıştığını ve 1.000 TL karşılığında sigortasız çalışmakta olduğunu, davacının talep ettiği nafakanın fahiş ve yüksek olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren aylık 250 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm davacı vekiline 16.06.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı … 30.06.2015 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiş, Mahkemece 30.06.2015 tarihli ek karar ile mahkemenin 04.03.2011 tarih 2011/114 E-2011/868 K sayılı kararının kaldırılması ile feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, mahkemenin ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nın 307 ve devamı maddeleri uyarınca feragat; kesin bir hükmün sonuçlarını doğurur ve kararın kesinleşmesine kadar feragat isteminde bulunulabilir.
Somut olayda, davacı vekili karar kesinleşmeden davadan feragat etmiştir. Feragat isteğinde bulunma tarihine kadar kararın temyiz edilmemiş olması bu istemi geçersiz kılmaz. Zira karar kesinleşmemiştir. Mahkemeler, Kanunda gösterilen istisnalar dışında kendi hükümlerini kendileri kaldıramazlar. İlk derece mahkemelerin kararlarını bozup kaldırma yetkisi Yargıtay Kanunu 1 ve HUMK.un 428. maddeleri uyarınca münhasıran Yargıtay’a aittir. Yerel mahkeme duruşmaya son verip karar vermekle davadan elini çekmiştir. Artık mahkemece karardan sonraki dönemde usule ilişkin haller dışında davayı tekrar ele alıp esasa etkili karar veremez. Mahkemece belirtilen doğrultuda inceleme yapıp karar vermesine imkan veren bir usul hükmü de yoktur. Böyle bir durumda mahkemeye verilen feragat isteğinin temyiz isteği kabul edilerek Yargıtay’a sevkinin sağlanması, Yargıtayca verilecek bozma ilamından sonra dosyanın ele alınıp feragat sebebiyle gerekli kararın verilmesi mümkün olur. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması bu yöndedir.
Somut bu olgulara göre mahkemenin verdiği feragat nedeniyle ek ret kararı yok hükmündedir. Bu sebeple 30.06.2015 tarihli ek kararın bozularak kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle 30.06.2015 tarihli ek kararın kaldırılmasına, mahkemece davadan feragat hakkında bir karar vermek üzere hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.