Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/32397 E. 2016/11743 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/32397
KARAR NO : 2016/11743
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdur …’in sanığın kendisini silahtan sayılan bıçakla yaralamaya teşebbüs ettiğine dair bir iddiasının bulunmaması ve tanıkların da sanığın mağdur …’i silahla yaralamaya teşebbüs ettiğine dair bilgi ve görgülerinin bulunmaması karşısında, sanığın silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunu işlediğine ilişkin kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu açıklanıp tartışılmadan, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile sanık hakkında silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2) Sanığın silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verildiği halde gerekçeli karar başlığında suçun adının “silahla tehdit” olarak belirtilmesi,
3) Sanık hakkında temel ceza 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca belirlendiği halde, hükümde uygulanan kanun maddesinin TCK’nin 86/1. maddesi olarak yazılması,
4) TCK’nin 61/5. maddesi uyarınca sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle TCK’nin 35. maddesi uyarınca indirimin TCK’nin 86/2 ve 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen ceza üzerinden yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
5) Suçta kullanılan bıçağın müsaderesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin yanlış gösterilmesi,
6) Adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı dışında kayıt bulunmayan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının “Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığı dolayısıyla verilen cezanın ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde tam bir vicdani kanaat gelmiş olması” nedeniyle ertelenmesine karar verildiği halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına ilişkin gerekçede “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönüne alındığında hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde ileride bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememize tam bir vicdani kanaat gelmemiş olduğu” belirtilmek suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.