Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/31537 E. 2016/11778 K. 10.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/31537
KARAR NO : 2016/11778
KARAR TARİHİ : 10.05.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyete dair

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Tekerrüre esas mahkumiyet hükmü bulunan sanığın cezasının, 5237 sayılı TCK’nin 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1)Yargı çevresi içinde başka suçtan hükümlü olan sanığın duruşmaya getirtilmeden yokluğunda karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2) İddianamenin kabul kararı okunmaksızın duruşmaya başlanılması suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 191/1 maddesine muhalefet edilmesi,
3) Mağduru silahtan sayılan taşla yaşamını tehlikeye sokacak ve vücudunda kemik kırığına neden olacak şekilde birden fazla nitelikli hal ihlal ederek yaralaması eyleminden dolayı, sanığın temel cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-d maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı uygulama yapılarak TCK’nin 86/1 ve 87/3. maddelerinin tatbiki ile 1 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle sanığa eksik ceza tayini,
4) Sanığın da dosya içeriğinde mevcut adli tıp raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı karşılıklı kavgada, ilk haksız hareketin hangi taraftan kaynaklandığının kesin olarak belirlenememesi karşısında, sanık hakkında TCK’nin 29. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması,
5) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
6)Kabul ve uygulamaya göre; adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/3) oranında artırım yapılması suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.