YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4074
KARAR NO : 2016/6094
KARAR TARİHİ : 08.03.2016
Kasten yaralama suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a ve 52. maddeleri gereğince 3.600 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair … Sulh Ceza Mahkemesinin 03/12/2009 tarihli ve 2008/669 esas, 2009/1057 sayılı kararını müteakip sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86/2-3-a ve 62. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı kanun’un 51.maddesi uyarınca ertelenmesine dair anılan Mahkemenin 29/11/2012 tarihli ve 2008/669 esas, 2009/1057 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 21.01.2016 tarih ve 2015/1820 – 6402 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04.02.2016 tarih ve 2016/35800 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, denetim süresi içinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında mahkemece daha önce açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, ilk hükümden farklı karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; … Sulh Ceza Mahkemesinin 29/11/2012 tarihli ve 2008/669 esas, 2009/1057 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2.maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 86/3-e maddesi gereğince cezası ½ oranında artırılarak 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 52/2.maddesi gereğince sanık hakkında belirlenen adli para cezası günlüğü 20 Türk Lirasından çevrilerek ve sonuç olarak 3600 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nin 52/4. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve sosyal durumuna göre cezasının aylık 10 eşit taksit halinde taksitlendirilmesine, infazın bu şekilde yapılmasına, diğer kısımların aynen bırakılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 08.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.