YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8926
KARAR NO : 2016/914
KARAR TARİHİ : 15.02.2016
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı 10.09.2014 başlangıç tarihli sözlü kira akdine dayanarak 15.12.2014 tarihinde tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 4.500,00 TL kira alacağının işlemiş faizi ile birlikte tahsilini istemiş, ödeme emri davalı-borçluya 19.12.2014 tarihinde tebliğ edilmekle, icra takibine itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir. Davacı tarafça, alacaklı tarafından davalı kiracı hakkında yapılan takibe itiraz edilmediği ve ödemede bulunulmadığı, bu şekilde takibin kesinleştiği iddia edilerek 17.02.2015 tarihinde kiralananın tahliyesi istemi ile dava açılmıştır. Davalı vekili, davacı ile müvekkilinin anlaşmalı şekilde boşandıklarını, tarafların boşanmaya karar verdiklerinde el yazısı ile protokol imzaladıklarını, anlaşma ile tahliyesi istenilen taşınmazda müvekkilinin oturmasının kararlaştırıldığını, müvekkilinin taşınmazda kiracı olmadığını ve herhangi bir kira borcunun da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacı ile davalının karı koca olduğu, tarafların anlaşmalı olarak 25.08.2014 tarihinde boşandıkları, davacı ile davalı arasında kira sözleşmesi bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacının tahliye isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiği icra dosyasından anlaşılmaktadır. Davalı borçlu davacının kiralayan sıfatına karşı çıkmadığına göre taraflar arasındaki kira ilişkisi, davacının kiralayan sıfatı ve takip talebindeki kira alacağı kesinleşmiştir. Bu nedenle mahkemece bu husus göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.